Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Sporda su-sıvı dengesi!

  • 0 Yorum
  • 68 Görüntüleme
İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 75’i sudan, yüzde 25’i ise katı maddelerden oluşur. Beynimizin de yüzde 85’i sudan oluşur. Bu nedenle dehidrasyona (su alımının azalması) karşı vücudumuz son derece duyarlıdır. Günümüz tıbbında vücut fonksiyonlarının ve onun bütünleşmiş bio kimyasallığının yüzde onundan fazlası bilinmektedir. Suya bağımlıyız; İnsanda dahil bütün canlıların vücudunda suyun rolü su ile yaşamın başladığı çağdan bu yana değişmemiştir. Doğadaki canlıların neredeyse tamamı su kaynaklarının hemen yanında, yakınında olmak ister. Vücutta zamanla gelişen su tutma ve susuzluğu dayanma mekanizmalarına gerek duyuldu. Yani vücut kısa sürede ‘dehidrasyon’a uyum sağlamaya başladı. İnsan stres altında kaldığında ya da stresli olduğu durumlarla karşı karşıya geldiğinde stresin fizyolojik etkisi vücutta düzenleme süreci başlatır. Suyu vücutta dağıtmak ve gelecekte kullanmak üzere belli miktar su depolamak, geçmişte olduğu gibi bir karmaşık sistemin görevidir. Bu çoklu su dağıtım sistemi, vücudumuzun yeterli su aldığını gösteren kesin sinyalleri alana kadar hiç durmaksızın çalışır. Hiçbir organımızın işlevsel önemine bağlı olarak önceden belirlenen su payından daha fazlasını alamaz en öncelikli organ ise beynimizdir. Çay, kahve, kola, meşrubat, alkol veya diğer hazır içeceklerin, özellikle günlük sorunların karşısında stres altında yaşayan insanların vücutlarında suyun yerini tutabileceğini sanmak çok büyük hatadır. Ama susuz kalındığında işe yararlar. Bu içeceklerin içinde su vardır, ama birçok kafein gibi su tutan maddelerde içerdiği gibi diüretik madde dediğimiz su kaybettiricilerde vardır. Bu maddeler yalnıza içinde çözündükleri suyun vücut tarafından kullanılmasına engel olmakla kalmaz, vücut depolarından da su alırlar. Kahve, çay hatta bira içtiğinizde bile, içtiğiniz bu sıvı miktarından daha fazla su kaybedebilir insan ama tekrar ediyoruz susuzlukta işe yararlar. Bu içecekleri içtikten sonra idrar miktarını ölçecek olursak, bu miktarın içilen miktardan çok daha fazla olduğunu görürsünüz. Başka bir yanlışlığa sıcak sıvı içerek yaparız!... Sıcak içeceklerden sonra ısınan vücut kendini soğutmak için terleme yoluyla derideki gözeneklerden de su kaybeder. Öncelikle soğuk havada vücudumuzu mu ısıtacağız yoksa sıcak havada vücudumuzumu soğutacağız, önce ona karar vermeli (Hipertermi-Hipotermi konuları, verildi) Vücut susuzluk çeken bölgelerinden, benzini ya da yağı eksilen bir araba gibi sinyaller alır. Kullanılabilir su, gereksinimini karşılamak için dağıtılır. Vücutta var olan su, susuz kalan bölgelerdeki üretim mekanizmalarını harekete geçirmek için kullanılır. Sporda veya günlük yaşamda ‘Kronik Dehidrasyon’ başladığında bir süre suya bağımlı işlevlerin durduğu performansın düştüğü anlaşılmaz, çünkü susuzluğa daha da dayanmamızı sağlayan yedek bir kapasitemiz vardır. Zaman gittikçe ve vücudun işlevlerinden birini ya da birkaçını göremeyeceği bir aşamaya gelinir. Organ veya organlar, susuzluğun derecesine bağlı olarak yetersizlik, randıman bozukluğu sinyalleri vermeye başlarlar. Termostat, Termoregulasyon arızası... Su dağıtıcılarıyla susuzluk kontrol mekanizmaları tarafından gönderilen ve bölgesel susuzluğu gösteren çeşitli sinyaller su alımının arttırılmasıyla kesilebilir, ama çoğu kez bilgisizlik nedeniyle susuzluk güçlü kimyasal ürünlerde bastırılmaya çalışılır. Birçok kişi dehidrasyon belirtileri ile sıvının vücuttaki önemini kavramadığı için genellikle yanlış tanı konur. Dehidrasyonun bir hastalık belirtisi olduğu sanılır ve susuzluğu, su yerine ilaçla tedavi etmeye çalışılır. Sporda kronik Dehidrasyon (susuz kalma) gelecek kuşak sporcuların üzerinde kalıcı olumsuz etkiler yaratabilir. Spor yapan kişinin vücudunda yaşamı ve başarılı performansı sürdürebilmek için suyun karmaşık işlevlerine gereksinimini olacaktır. Sağlıklı yaşamda vücudumuz yağ depolama sistemi gibi bir yedek su depolama sistemi geliştirilmemiştir. Devamlı Dehidrasyon etkinliğini yitiren işlevler bir sonraki kuşakta ve o kuşağın çocuklarında işlevsel bozukluklara yol açabilir. Neticede algılayıcı sistemlerde bozulmuş olabilir. Bu nedenle alerji ve mide ekşimesi her zaman bol su içilerek önlenilmesi gereken ciddi sorunlardır. Sporda ve sağlıklı yaşamda suyun her yaşta vücuttaki işlevlerini, önemini bilmek şarttır. Su sağlığımız için vazgeçilmezdir. Sporcular susamadan, susama sinyallerini almadan, susuzluk duygu ve belirtileri olmadan sık sık yeterli su içmelidirler. İngiltere’de yapılan bir araştırmada aynı deneysel şartlarda yaşlı sporcuların susuzluğu genç erkekler kadar kolay hissedemedikleri bildirilmiştir. Yaşlı sporculara dehidrasyona sokulduklarında vücutları susuz kaldığını hissetmemişlerdir. Kan tahlilleri bu yaşlı sporcularda vücutlarındaki suyun belirgin bir biçimde azaldığını gösterirken ve ellerinin altında su varken, deneklerin bir kısmı su içmek istemeyip vücutlarını susuz bırakmışlardır. 1985’te yaşlı sporcularda yapılan bir hücre su oranı kaybı araştırmasında (Sten, Lundgren, Isaksson) on yıl gibi bir süre sonunda yaşlıların vücut sıvı miktarında 3,5 - 6 litre arasında hücre suyu kaybettiklerini bildirmişlerdir. Hücrelerin kaybettiği suyun oluşturduğu alışkanlık çözeltilerin içinde enzim sisteminden çalışması bozulur. Örnek verecek olursak şampiyon bir yüzücünün çocuk dolu bir havuzda antrenman yaptığını düşünün.Su içindedir ama antrenman sırasında su içmiyor olabilir. Bunu asla yapamaz aynı mantık vücutta, ‘hücre sıvısı içinde yüzen’ ve görevlerini yapmak için kimyasal eşleriyle birleşen enzimler için de geçerlidir. Devamlı su içme alışkanlığını kaybeden bir sporcuda vücutta zaman içinde gelişen duyu kaybı bütün duyumsal mekanizmaların işlevini yitirmesi sonucunda ortaya çıkar. Yaşlandıkça görmemiz bozulur ve gözlük kullanmak zorunda kalırız; cinsel isteğimiz azalır bazı sesleri işitme yeteneğimiz kaybolur, duygusuzlaşırız ve dikkatimiz azalır, duygusal yaşamımız renksizleşip bize daha az doyum vermeye başlar ve benzeri birçok kayıp olur. Susuzluk duygusuna güvenip su içmek için susamayı beklemek yukarıda saydığım duyu kaybı nedeniyle sakıncalıdır. O zaman susama hissini kaybeden biri ömür boyu su içmeyecek mi? Vücudumuzun su gereksinimini vaktinde ve yeteri kadar giderildiğinde fizyolojik işlevlerimiz henüz bilinmeyen yüzlerce protein ve enzimin verimliliği artar. İçinde bulundukları ortamdaki serbest suyun etkisiyle birbirleri ile daha iyi buluşup bütünleşebilirler. Bu sebepten ötürü vücudun su gereksiniminin yeterli biçimde karşılanmasının ‘erken yaşlanmaya’ ve ‘erken duyu kaybına’ engel olan en önemli etmen olduğu söylenebilir. Dehidrasyonun en belirgin ve önemli komplikasyonu sinir ileten hücrelerin üretiminde kullanılan ve büyük önem taşıyan amino asitlerin kaybıdır.

Etiketler : spor sporvitrini.com Uğur Öztürk

Kategoriler : Manşet Yazarlar

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Birgül Erken saatleri sayıyor
Serbest dalış dünya rekortmenimiz Milli sporcu Birgül Erken, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için adeta saatleri sayıyor. Çanakkale’de ’Tek Nefesle Su Altında En Uzun Mesafe Yatay Yüzme’ dalında rekor denemesi yapacak olan dünya rekortmeni sporcumuz Birgül Erken, ’Tek Nefesle Su Altında En Uzun Mesafe Yatay Yüzme’ dalında rekoru kırmaya hazır. Bu daldaki rekor daha önce Rus Atlet Veronika Kravtcova tarafından, Yunanistan’ın Porto Koufo kentinde 160 metre ile kırılmıştı. Yeni dünya rekoru için tek nefesle 165 metre gidecek olan milli sporcu Erken, resmi rekor denemesini 10 Ağustos pazartesi günü saat 10.30’da Çanakkale’nin Ayvacık İlçesine bağlı Sokakağzı mevkiinde gerçekleştirecek. Özel bir tarihte gerçekleştirecek Rekor denemesi, Çanakkale Destanı’nın dönüm noktası olan 10 Ağustos Anafartalar Zaferi’nin 105. yıl dönümünde ve Çanakkale Valiliği’nin destekleri ile gerçekleşecek. Birgül Erken’in rekorunu tescil etmek için, Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu (CMAS) Serbest Dalış Teknik Kurul Üyesi Cenk Koç ve Uluslararası Apne Gelişim Birliği (AIDA) Hakemi, Brezilyalı Raphael Vilamiu alanda hazır bulunacak. Atatürk ve Mehmetçik için… Ayvacık’ta ekibiyle birlikte kamp çalışmalarını sürdüren rekortmen sporcumuz Erken, yaptığı açıklamada, "Hazırlıklarımı tamamladım ve bu rekoru kıracağıma olan yürekten inanıyorum. 160 metrelik mesafe rekor için yeterli ancak, benim hedefim 165 metre. Antrenmanlarda hedeflediğim mesafenin de üzerine çıkabileceğimi gördüğümüz için rekor hattını 165 metre olarak ayarladık. Ülkeme yeni bir dünya rekoru kazandıracak olmanın verdiği heyecanla rekoru kıracağım günü sabırsızlıkla bekliyorum. Rekorumu bir kez daha doğduğum topraklarda destan yazan başta Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’e ve kahraman Mehmetçiğe ithaf edeceğim. Diğer bir heyecanım da bu rekoru felsefenin doğduğu coğrafya olarak kabul edilen Behramkale Assos’da kıracak olmam. Cinsiyet temelli şiddete karşı ses… Kıracağım bu rekorla, aklın ve bilimin doğduğu bu özel topraklardan insanlığı akla davet ederek, kadına yönelik her türlü şiddete ve kadın cinayetlerine ’DUR!’ demek, cinsiyet temelli toplumsal şiddete maruz kalan tüm kadınların ve kız çocuklarının sesi olmak istiyorum. Bu nedenle bu rekoru tüm kadınlara ve kız çocuklarına ithaf etmek istiyorum. Son olarak, her daim yanımda olan kıymetli eşim Dr. Değer Erken başta olmak üzere tüm ekibime, Valimiz İlhami Aktaş’a ve destekçilerime teşekkür ederim" diye konuştu.

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 6
2.göztepe a.ş. 4
3.beşi̇ktaş a.ş. 4
4.fraport-tav antalyaspor 4
5.fati̇h karagümrük a.ş. 3
6.galatasaray a.ş. 3
7.atakaş hatayspor 3
8.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 3
9.fenerbahçe a.ş. 3
10.hes kablo kayseri̇spor 3
11.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 1
12.trabzonspor a.ş. 1
13.gençlerbi̇rli̇ği̇ 1
14.yeni̇ malatyaspor 1
15.yukatel deni̇zli̇spor 1
16.çaykur ri̇zespor a.ş. 0
17.mke ankaragücü 0
18.kasimpaşa a.ş. 0
19.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 0
20.demi̇r grup si̇vasspor 0
21.medi̇pol başakşehi̇r fk 0

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM