Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Hangi branşlar çocukları yaralıyor?

  • 0 Yorum
  • 139 Görüntüleme
Spor yaralanmaları çocuklarda sık karşılaşılan bir problem. Bu durum kısa süreli olarak aktiviteye devam edememe, uzun süreli olarak da ciddi sakatlıklara ya da kalıcı problemlere neden olabilir. Kız çocukları erkeklere oranla daha çok yaralanıyor. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, çocukların en çok yaralandığı spor dalları hakkında şu bilgileri verdi; “Cimnastik sporu son dönemde aileler tarafından sık tercih edilen bir spor türüdür ve çocuk sağlığı üzerine birçok olumlu katkısı vardır. Osteoporosis İnternational’da yayınlanan çalışmada 4-12 yaşlarında ki çocuklarda jimnastiğin el bileğinde ki kemik gelişimini desteklediği görülmüştür ancak Acta Ortopedica Brasileira’da yayınlanan çalışmada ise jimnastik yapan çocukların yüzde 65’inde el bileği yaralanması, yüzde 82’sinde el bileği ağrısı tespit edilmiştir. Bu durumun sebebi olarak bağların zamanla esnekliğinin artması ve stabilizasyon kaybı gösterilmiştir. 2016 Rio de Janeiro da yapılan Yaz Olimpiyatlarında bin 100 yaralanma oluşmuştur ve en yüksek yüzdeye jimnastik sahiptir. Esneklik ve stabilizasyon düzgün bir şekilde kontrol altına alınmazsa çocukluktan gelen yaralanmalar uzun vade de tekrarlanır.   En çok yaralanma futbol, hentbol ve güreşte Çocuklarda yaralanmalara bakıldığı zaman genel olarak alt vücut, üst vücuda göre daha fazla yararlanmaktadır. Futbol, hentbol gibi sporları ele alacak olursak çocuklarda diz yaralanmalarına neden olduğu ortaya çıkmıştır. Bu tür sporlar temas içeren sporlar oldukları için yaralanma yüzdeleri oldukça fazladır. Okul çağında ki sporcuları inceleyen çalışmalarda, çocuklarda en çok ayak bileği yaralanması olduğu ortaya çıkmıştır. En çok yaralanma futbol, hentbol ve güreş gibi sporlarda ortaya çıkmıştır.   En az yaralanma dalış, tenis, sutopu, yüzme ve golfte Dalış, tenis, su topu, yüzme ve golf en düşük yaralanma oranlarına sahip sporlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu spor türlerinin hemen hemen hepsi yumuşak tarzda ki sporlardır ancak vücudun tek bir tarafına (asimetrik) odaklandıkları için uzun süreli problemlere yol açabilir. Ergenler üzerinde yapılan çalışmalarda yüzme sporunun gövde asimetrisi ve kifozu (kamburluk) arttırdığı özellikle genç kızlarda bel ağrısı ile ilişkisi tespit edilmiştir.   Çocuklar spor yapmasın mı? Yapılan spor türü ne olursa olsun vücut için esneklik, kuvvet ve stabilizasyon parametreleri denge de olmalıdır. Özellikle gözden her zaman kaçan stabilizasyon egzersizleri antrenman programlarına kesinlikle eklenmelidir. Sporun türüne bağlı olarak kişinin ihtiyaçları belirlenmeli stabilizasyon egzersizlerinin her zaman üst sıralarda olduğu bireysel egzersiz programları hazırlanmalıdır.”

Etiketler : spor sporda yaralanmalarx Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa

Kategoriler : Bilgi Bankası Manşet Sağlık ve Spor

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Haddini bil yeter (!)
Ulusal Futbol Ligi’nde (NFL) İtalyan-Amerikan futbolcu, antrenör, yönetici olarak görev yapan, Amerikan Spor Tarihi’nde en büyük antrenör ve liderlerden biriydi, Vince Lombardini… Onun dimağımda yer eden; “Kazanmak arada sırada olacak bir şey değildir. İşleri arada sırada değil, sürekli düzgün yapanlar için kazanmak bir alışkanlıktır. Yoksa kaybetmek de bir alışkanlık olur” sözü ne hatırlatıyor hiç düşündünüz mü? Veya yaşamınıza girdi mi? İşini bir kez değil, devamlı iyi yap. Bunu başarırsan zaten kazanırsın. Ama kaybeder ve alışkanlık haline getirirsen kaybeden olur, yerinde sayarsın… Futbol hem çok basit. Hem de inanılmaz zor bir oyun. Kimilerine göre dört bilinmeyenli denklem. Bazılarının söylemi de; satrançtan da düşündürücü… Sizce hangisi? Futbolun basitine kaçıp da kazanırsan “şans” denir. İyi oynadığın an yenilgiyle tanışırsan da “şansızlık.” Oysaki şans ve şansızlıktan öte beceri ile beceriksizlik ana konu… Ama bir gerçek var ki, ‘futbol’ oynamayınca ne yaparsan yap, olmuyor... Olmayınca da kazanamıyorsun. Kazansan, davul zurnayla eller üstünde seni Karşıyaka’ya kadar getirecekler… Belki de kırk gece kırk gün düğün gibi şenlik yapacaklar… Kaybettin… Sakın; gözü yaşlarla önüne baka baka, bitmek bilmeyen Antalya-İzmir yolunda kahrolan Kaf Sin Kaf sevdalılarını unutma!.. Her şey yalansa gerçek bu… Yanarım, yanarım… Yine kaldın, profesyonel futbol liglerinin en dibinde! Ona yanarım… Hani derler ya; “bir deli kuyuya taş atar, bin akıllı çıkaramaz” diye… Bizimki öyle bir hikaye işte… Diyebilirsiniz “Bu ne perhiz ne lahana turşusu…” Basketbolda Avrupa’yı titret, teniste, yelkende şampiyonluklar kazan. Voleybol da gençlerinle destan yaz… ‘Olmazsa olmaz’ futbola gelince; balon sönsün!.. Of ki, of!.. Karşıyaka Spor Kulübü’dür… Vince’nin sözleriyle devam edelim; “Kazanmak her şey değildir, ama kazanmayı istemek her şeydir.” Kazanmayı istedin mi? İstedin. Ama kazanamadın… Sonuç; kazanacaak kadar istememişsin… Gün; ağıt yakma günü değil. Vinci’nin dediği gibi “Önemli olan yere düşüp düşmemen değil, tekrar ayağa kalkıp kalkmamandır.” O zaman camianın eğri oturup, doğru düşünme zamanı şimdi… Yeniden ayağa kalkacak mısınız? Yoksa yüzükoyun serildiğiniz gölge yeri sevmeye devam edecek misiniz? Unutmayın o gölge asla zeytin ağacının altı değil… Camia, basketbola mı odaklanacak? Futbolda transfer yasağını mı kaldıracak? Voleybolda alt yapısıyla devam mı edecek? Tenis, yelken ve diğerleri zaten kendi yağıyla kavrulmasını sürdürecek… O zaman Hz. Ali’nin şu sözüne kulak verin; “Bir şey feda edilmeden, hiçbir şey kazanılmaz.” Kazanmak istiyorsan eğer… Fedakârlık şart! Elbette Karşıyaka Spor Kulübü’dür… Unutmayın yetenekli insanlarla dopdolu bir camiayız… Olağanüstü sevgi aşılayan gençlerimiz, delikanlılarımız, iyi günü de kötü günleri de görmüş, şampiyonlukları yaşamış ak saçlılarımız mevcut… Herkesin kanı “Yeşil Kırmızı” akıyor. Yüreğindeki sevgi de tek: Nabızlar “Kaf Sin Kaf…” diye atıyor. Ama olmuyor? Nedenini hiç düşündünüz mü? ABD profesyonel basketbol ligi NBA'in resmî sitesine göre, "Oybirliğiyle, Michael Jordan tüm zamanların en büyük basketbolcusu”dur. İşte bu efsane Jordan, döneminin en efektif pazarlama başarısı olan sporcularından biri de kabul edilir. Şimdilerde de çok kazanan iş adamı. Onun bir sözünü hatırlatmak istiyorum: “Yetenek maçı kazandırır, takım oyunu ve zeka ise şampiyonlukları….” Camiada yetenekli insan say say bitmez… Ya takım oyununu bilen kaç kişi var? Bu zekâya sahip kimler? Bunların cevabını benden bekliyorsanız, “Aramadığın kadar çok” olarak verebilirim. Ancak şunu da ekleyeceğim: “Bu dünya markasının ne yazık ki kıymetini bilmiyoruz… Bunun gibi zekâ sahiplerini de etrafımıza yaklaştırmadığımız yetmiyor gibi bir de dışlıyoruz… ” Kulübün kıymetini bilmemekten başka bir konu da, dört bir tarafı duvar gibi saran ‘her şeyi bilen’lerin hiçbir şey bilmemesi… Aslında bunlara söylenecek en güzel söz: “Her şeyi bilmene gerek yok, haddini bil yeter”  olmalı!.. Acıyı yaşayan, çileyi çeken, yollarda ter döken, boğazlarından keserek nafakalarını kulübe veren, yasakları kaldıran, prim toplayan, maaşları tamamlayan, cezaları öteleyen taraftar… Geriye ne kalıyor? Yönetmek… Bu söz konusu mu? Kaybettiğin zaman yazı zor yazılır ama zorlukların üstesinden gelmek için cesaret gerekir. Cesur olmak böyle günler içindir. Kazandığın zaman methiye düzenlerin sayısı bol sıfırlıdır… Yarın bayram… Tüm sevdiklerinizle mutlu, huzurlu, sağlıklı nice bayramlar temennisinde bulunup, sevdiğim bir sözle nokta koyayım: “Menfaatler için tenekeye altın muamelesi yaparsan, gün gelir o teneke elini ayağını keser.”

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 6
2.göztepe a.ş. 4
3.beşi̇ktaş a.ş. 4
4.fraport-tav antalyaspor 4
5.fati̇h karagümrük a.ş. 3
6.galatasaray a.ş. 3
7.atakaş hatayspor 3
8.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 3
9.fenerbahçe a.ş. 3
10.hes kablo kayseri̇spor 3
11.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 1
12.trabzonspor a.ş. 1
13.gençlerbi̇rli̇ği̇ 1
14.yeni̇ malatyaspor 1
15.yukatel deni̇zli̇spor 1
16.çaykur ri̇zespor a.ş. 0
17.mke ankaragücü 0
18.kasimpaşa a.ş. 0
19.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 0
20.demi̇r grup si̇vasspor 0
21.medi̇pol başakşehi̇r fk 0

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM