Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Hiçbir başarı tesadüf değildir!

  • 0 Yorum
  • 4566 Görüntüleme
Tüm dünyanın parmak ısırdığı, gıptayla bakıp, birçok ülkenin rolmodel olarak aldığı Türk tekvandosunun kaptan köşkünde oturan Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Metin Şahin sporvitrini.com’a içini döktü ve giderek ivmelenen başarının öyküsünü anlattı. İstanbul’da yapılan Dünya Tekvando Şampiyonasında, Kore’nin ardından ikinci olan milli takımımız için, “Bilimsel metotlarla sürdürdüğümüz yoğun çalışmaların meyvelerini topluyoruz. Ülke olarak başarıda sürekliliği yakaladık. Sporcularımız dünyanın zirvesinde dolaşıyorlar.” tanımlaması yapan ve gecesini gündüzünü tekvandoya hasreden, çocuğunun doğumunu anlayamayıp, büyüdüğünü fark edemediğini dile getiren başkan Şahin’e, Türkiye Tekvando Yıldızlar Şampiyonasının yapıldığı Antalya Spor Salonu’nda ulaştık. Yoğun bir tempo içinde yakaladığımız Şahin’le şampiyon sporcuların arasında duyduğu gurur ve heyecanla sıcak bir söyleşi gerçekleştirdik. Yarının şampiyonu olma yolunda mücadele eden genç tekvandocuların birbirinden heyecanlı maçlarını da yakından izleyen başkan bir yandan da Türk tekvandosuna dair samımı açıklamalar yaptı.     Tekvandoyla yoğurulmuş... Konya’da başlayan yaşam öyküsü öyle kenarından kıyısından anlaşılacak gibi değildi. Metin başkan kelimenin tam karşılığı doğuştan lider yaradılışlı bir akademisyen. Efendi kişiliğiyle harman ettiği disiplini ile gerçek bir spor adamı. Çok küçük yaşlarda başladığı ve büyük bir hevesle sürdürdüğü tekvandoya özdeşleşen Metin Şahin tam 16 yıl milli takım formasını başarıyla taşımış birisi. Bu sporun insanlara verdiği dinginlik ve sabrı kişiliğine de yansıtmış. Müsabakalarla ömrü geçmiş, adeta tekvando ile yoğrulmuş. Kardeşi de başarısı tescilli tekvando antrenörü, dünya şampiyonu Ali Şahin’le birlikte zaferden zafere koşuyorlar.     Tekvandonun ‘Şahin’leri Azim, sabır ve yoğun bir disiplinle birçok zorluğa göğüs gererek sporculuğun bütün basamaklarını çıkarak biri yönetici, bir diğeri ise teknik adam durumuna gelmişler. Aldıkları spor eğitimlerinin ardından ve akademik çalışmalarla bu başarı dizinini taçlandıran ‘Tekvandonun Şahinleri’ sporda Ay Yıldızlı bayrağı göndere çektirmek için dur durak bilmeden yıllarca koşturan ve tataminin tozuyla terlerini karıştıran bu ikili, ülkeye önce Avrupa şampiyonluğunu daha sonra da dünya ikinciliğini kazandırdı. Bu başarı da Türkiye’yi tekvandoda dünyanın en çok konuştuğu ve izlediği ülke ve takım haline getirmiş.   Bilim ve spor ayrılmaz bir bütündür Şimdi dilerseniz çok fazla uzatmadan sözü Metin başkana bırakalım ve hep birlikte dinleyelim; “Benim bir yetişme standardım var 16 yıl milli takım hayatım oldu. Bu süreçte büyük başarılara imza attık. Eğitim hayatımda yine spor eğitimini seçtim. Üniversitede spor akademisinde okuduktan sonra master ve doktora çalışmalarımı yine spor üzerine yaptım. Selçuk Üniversitesinde Doçent Doktor olarak akademisyenlik hayatımı sürdürüyorum. Bilim ve Sporun ayrılmaz bir bütün olduğunu düşünüyorum. “     En büyük güç bilgidir “Bilginin bu konuda en büyük güç olduğuna inanan insanlardan birisiyim. Öğrencilik hayatım boyunca kendi antrenmanlarımda bilimsel metotlarla ne kadar kendimi geliştirebilirim, kendimizi nasıl daha ileriye götürebiliriz düşüncesi içinde bilimin devam etmesi noktasında gayret içinde oldum. İdari görevler ve eğitim çalışmaları ile birlikte spor hayatım bayağı zor oldu ama hepsini bir sıraya koyarak başardım. Ve arkasından sporculuk hayatım bittikten sonra çeşitli görevlere aday oldum. 2003 yılında da Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanlığına seçildim”.   Yaşamım süresince başarıya odaklandım “Bugün dördüncü dönem federasyon başkanlığını sürdürüyorum. Bulunduğum dönem içinde tekvandoyu, Türk tekvandosunu bütün enerjim ve geçmişten gelen tecrübemle birleştirip, bilimsel verilere de dayandırarak dünyanın zirvesine, olimpiyatın zirvesine nasıl taşıyabiliriz projelerinin içinde oldum. Bu konuda bütün kulüplerimizle paydaşlarımızla ciddi çalışmalar yaptık. Geldiğimiz noktada Türkiye’de en çok lisanslı sporcusu olan federasyonlarından birisiyiz. Bununla da gurur duyuyorum. Bu harmanın içinden çıkan gençlerin eğitimi noktasında teknik direktör Ali Şahin ve teknik heyetimizle ciddi bir çalışma yaptık”.   Dört olimpiyatta altı madalya kazandık Başkan Şahin anlattıkça anlatıyor, birikimlerini bizlere aktarıyordu. Bize düşen de susup dikkatle dinlemekti. Öyle de yaptık zaten… “Evet, bu çalışmalar sonucunda dört olimpiyat, 2004-2008-2012 ve 2016’da toplam altı madalya aldık. Üstelik kotalarımız çok düşüktü. Bu kotalarla çok ciddi yarışmalarda kotaları almak olimpiyata gitmek, olimpiyatta derece yapmaktan daha zordur bizde kota azlığından dolayı. Ama bunu da başardık. Bazen üç bazen dörtya da bazen iki sporcu ile katılmak nasip oldu. En son olimpiyatta iki arkadaşla katıldık. Kadınlarda ve erkeklerde olimpiyat üçüncülüğü nasip oldu. Yetinmiyoruz,  Avrupa ve Dünya şampiyonluklarında zirvedeyiz ve Avrupa’nın en başarılı ülkesiyiz. Avrupa Şampiyonalarının bütün kategorilerinde yıldızlar, gençler ve büyükler bazında başarılıyız. Bu şampiyonalarda ya birinciyiz ya da ikinciyiz. Standardımızı düşmüyoruz. Ciddi bir altyapıyı yönlendirme noktasında federasyonumuz çok iyi çalışıyor. Bu arada gençliğin spora katılması noktasında projeler de üretiyoruz. Avrupa Birliği’nin modellerinden tutun da, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütün projeleri noktasında elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz”.     En çarpıcı cümle dudaklarından döküldü İşte tam bu noktada, sevgili başkan Metin Şahin’in dudaklarından, bu söyleşinin en çarpıcı söylemi, başlığa çıkardığımız cümle dökülüverdi. Dinliyoruz; “Tekvando Federasyonu yönetim kurulu üyeleri ve alttaki kadrolar çok büyük bir teşkilat. Bu teşkilatın sistem içinde ürettiği bu büyük başarı ortak bütün kulüplerin ve kişilerin ortak başarısıdır. Biz tepe noktada başkan olarak koordinasyonu başarıyla yerine getirdik. Geçen hafta düzenlenen dünya şampiyonasında yakalanan büyük başarı yapılan büyük altyapının neticesinde tezahür etmiştir. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Göreve geldiğimiz dönemden itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde tekvando-Doğu isimli bir proje yürüttük. Bu proje kapsamında Siirt, Batman, Şırnak, Diyarbakır, Mardin ve diğer illerin antrönörü olmayanlarına antrönör temin ettik.  Malzeme yardımı yaptık. Çalışma alanlarına katkılar sağladık takip ettik. Gelinen nokta itibariyle o illerde sporcu sayısında tekvandocular birinci sıradalar”.   Tekvandoyla gençleri teröre karşı da koruyoruz Yukarıda vurguladığımız o flaş cümlenin ardından Metin başkan, son derece stratejik önem taşıyan bir konunun daha altını çizdi; “Örneğin Siirt’te 3 binin üstünde lisanslı tekvandocu var. Bunu söylediğimizde inanmıyorlar. Ancak, orada il müdürü ve bizim temsilciliğimizin verdiği destek nedeniyle, tekvando anlamında müthiş bir patlama oldu. Burada neyi amaçlıyoruz. Ülkemiz üzerinde oynanan karanlık oyunların ve bizim gençlerimiz üstünde kötü emelleri ve eğitimlerinin önüne geçmeye çabasındayız. Ülkemizin bayrağına ve istikrarına hücum edenlere karşılık, oradaki gençleri bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için de ciddi bir çalışma yaptık. Orada bulunan salonlarda her genç içeri girerken Türk bayrağına selam verir. Ülkesine göz dikenlere karşı sadece bir yarışma sporcusu olarak yetişmez, o eğitimi de alır. Bunu amaçladık. Çünkü her türlü imkanı devletimiz karşılarken, bazı nifak odakları terör grupları gençlerimizi etkisi altına almaya çalışıyor. Buna karşın biz bir bağımsız federasyona projeler ürettik. Doğu’dan çok büyük şampiyonlar çıktı. Bu proje kapsamında bu gün dünya ve olimpiyat ikincisi Nur Tatar, Van’dan yetişmiştir.  Kendisi ülkesini seven, İstiklal Marşı çalınırken ağlayan, ülkesinin bütün değerlerine sahip çıkan çok ciddi bir sporcudur. Bu bilinçlendirmeyi yapmadan, farklı emellerle o bölgede çalışan terör örgütlerinin atmış olduğu tohumlara karşı bir çalışma yapmış oluyoruz. “   Birlik ve beraberlik içinde Başta da vurgulamaya çalıştığımız gibi, bu güzel söyleşiyi yaparken, aynı zamanda Antalya Spor Salonu’ndaki 14 tatamide birbirinden heyecanlı maçlar sürüyordu. Kazanan her sporcuyla sevinen, kaybedenle üzülen başkan Metin Şahin de, hem bizimle konuşuyor, hem de gözünü kırpmadan bu maçları takip ediyordu. “Belirtmeye çalıştığım gibi, gücümüzün yettiği kadar mücadele ediyoruz. Doğu Anadolu’dan bir sürü Türkiye ve Avrupa şampiyonu gençler çıktı. Hepsi de devletine ve bayrağına bağlı çocuklar. İstiklal marşını okutmaktan haz duyan vatansever gençler. Bu ülkede bizi parçalamak ve bölmek isteyenlere karşı birlik ve beraberliğimizi sürdürmek zorundayız. Hiçbir ırk ayrımına bakmaksızın inanç birliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu projeye büyük sponsorların yanı sıra, Kore Büyükelçiliği’de destek veriyor. Gücü yetmeyen gençlerimizin spora katılımı adına çaba ve destek vermeye devam edeceğiz. Bu konuda bakanlığımıza da sonsuz teşekkür ediyoruz. Yeri gelmişken, Spor Bakanımız Akif Çağatay Kılıç’a bize verdiği destek nedeniyle teşekkür ediyoruz. Çünkü biz bir federasyonuz. Devletimiz bize bu katkıyı sunmazsa bizim bu projeleri yürütmemiz mümkün değildir. Verilen desteklerle Van’dan dünya olimpiyat ikincisi çıkarken, Konya Beyşehir’den de şampiyon çıkıyor. Bu tekvandonun coğrafi alanda ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Sadece illerde değil, ilçelerde de faaliyet yapıyoruz. Başarıda sürekliliği sağlamaya çalışıyoruz. En başarılı olduğumuz konu da bu zaten. Sürekli başarıyı sağlama konusunda hayli başarılıyız. Dün on yıl önce tekvandoya başlayan sporcu dünya şampiyonu oluyorsa, burada başarı sporcuyu ve disiplini kaybetmememizdir. 2012’de olimpiyat ikincisi olan bir kızımız, 2016’da dünya olimpiyat şampiyonu oluyorsa, b ettirmenin kanıtı noktasında müthiş bir başarıdır bu. Burada teknik heyet ve teknik görevlilerimizin performansını devam ettirme noktasında çok büyük sorumluluklar düştüğünün altını çizmeliyiz. Dünyada teknik çalışmaların hepsinin takibini yapıyoruz. Örneğin; Hangi ülke başarılıysa, “Bizden farklı ne yapıyorlar?” diyerek çalışmalarını gözlemliyor, takip ettiriyoruz. “Daha iyi nasıl yapabiliriz?” sorusunun yanıtının peşindeyiz. Bu kıyaslamalardan çıkan neticeler doğrultusunda da, sporcularımızı yıpratmadan başarılarını geliştirme anlamında teknik heyet, teknik direktörlerle koordineli bir şekilde çalışıyoruz.”     Tecrübeli bir hocayla 2020 olimpiyatları yolundayız Başkan Metin Şahin kardeşi olan teknik direktörümüz Ali Şahin’den de bahsetti sözleri arasında. Bakın sevgili başkanın ağzından teknik direktörümüz Ali Şahin’e dair yorumlar; “Ali Şahin bir öğretim görevlisi. Akademisyen ve bu konuda master yapmış eski bir Avrupa şampiyonu. Dünya ikincisi ve iki olimpiyat görmüş bir milli sporcu olarak yaptığı işi, yani antrenörlük olayını özümsemiş durumda. Ağır sıklette iki defa Avrupa şampiyonu olmuş, dünya olimpiyat ikinciliği olan, sonrasında dördüncü olmuş, uzun yıllar ağır sıklette şampiyonluktan şampiyonluğa koşan çok önemli bir spor adamından bahsediyoruz. Ali Şahin aynı zamanda yirmi yıldır antrenörlük yapan, üniversite bazında milli takımları çalıştırıp, yurtdışına götüren bir spor adamıdır. Dünya şampiyonları çıkaran tecrübeli bir hocayla çalışıyoruz. Kendisi 2013 yılında dünyanın en iyi tekvando antrenörü seçilerek, klas ve kalitesini ispat etmiş uzman bir teknik adamdır. Yapılan oylamada 38 bin oy alarak birinci oldu. Geçmişten getirdiği sporcuların başarıları nedeniyle bu ödülü aldı. Bugün de Kore’den sonra ikinciliği aldığı için milli takımımız, hocamız yine dünyanın en başarılı dördüncü antrenörü seçildi. Ali hocanın bu başarısı, tüm teknik kadronun başarısıdır. Çünkü, sonuçta bu başarı nereye akar, okyanusa akar. Burada olimpiyata üç yıl varken büyük başarılara adım atmış sporcularımız var. Örneğin; Nafiye Kuş, Rukiye Yıldırım ve diğer erkek sporcularımız arasında Servet Tazegül hala sporu devam ettirme kararlılığındaysa zaten her şey ortadadır. Onların bu azmi bizi gururlandırıyor. 2020’ye büyük bir azim ve kararlılıkla hazırlanıyoruz. Alınan bu dereceler olimpiyata akan bir yoldur ve bizi gururlandırır.”   400 bin lisanslı sporcumuz var Tekvando sporunun ülkemizde kat ettiği yola da değinen federasyon başkanı Metin Şahin, bu durumun sistematik bir çalışma ürünü olduğunun altını çizdi. Bakın neler söyledi sevgili başkan; “Futboldan sonra Türkiye’de en çok lisanslı sporcuya sahip branşız. Bu rakam 400 binlerin çok üstünde. Döğüş sporlarına büyük bir ilgi olduğunu görüyoruz. karate ve judoda da bu rakamlar 180-200 bin civarında. Bu son yıllarda büyük bir artış olarak önümüze çıkıyor. Alınan başarılı sonuçlar ve sistematik çalışmalar bu cazibenin oluşum nedeni kuşkusuz. Bu spora çok büyük emekler verildi. İnanın, yoğunluktan çocuğumun doğduğunu göremedim, büyüdüğünü fark edemedim. Neden, çünkü orada bulunmanız gerekiyor. Koordine etmeniz gerekiyor. Yönetici olmanın sorumlulukları çok fazla. Ama olsun, biz bu sporu seviyor, bu işi gönül hoşluğuyla yapıyoruz. Başarının temelinde yatan unsurların en önemlilerinden biri de yaptığınız işi sevmektir. Başarılı olduğumuz için, Ay Yıldızlı bayrağı defalarca göndere çektirdiğimiz için mutlu onurlu ve gururluyuz. Aldığımız bu haz ve heyecan biterse biz bu enerjiyi alamaz ve başarıdan uzaklaşırız.”     Dünya tekvandosunda söz sahibi Gösterilen başarı, sergilediği liderlik vasfı ve karizmatik kişiliğiyle yalnızca bizim değil, dünya tekvandosunun da farkına vardığı Doç Dr. Metin Şahin, hem dünyada, hem de Avrupa’da bu sporun üst düzey yönetimlerinde yer alıyor. Kulak veriyoruz; “2004’den bu yana Dünya Tekvando Federasyonu yönetim kurulu üyesiyim ve bu yıl beşinci dönemde en yüksek oyla yeniden seçildim. Aynı zamanda Avrupa Federasyonu’nda asbaşkan ve başkan vekiliyim. Avrupa federasyonu diğer kıta federasyonlarına göre çok ileriye gitti. Enerjimizi oraya taşıyarak dinamik bir ekip oluşturduk. Son dört yıl içinde önemli bir başarı ivmesi kazandık ve Avrupa Tekvando Federasyonu diğer kıtaların çok önüne geçti. İki tane arkadaşımız da yönetimde. En çok oyla başkan vekili olduğumuz için bizden iki tane daha arkadaşımızı Avrupa Federasyonuna istediler. Federasyonumuzun başarılarını hayranlıkla izliyorlar ve takdirlerini belirtiyorlar. Bu arada Dünya Tekvando Federasyonu’nda da değişik komisyonlarda ve gençlik çalışmalarında, disiplin ve denetleme kurullarında başkanlıklar yapıyoruz. Oraya da bir değer kattığımıza inanıyorum. O değerler doğrultusunda, onlar da ülkemize geliyorl ve çeşitli faaliyetlere katılıyorlar. Ülkemizi teröre karşı destekliyorlar. Suriyeli mülteciler konusunda yapılan çalışmalara da katkı sağlıyorlar. Tüm bunlar, onlarla iç içe olmamızdan kaynaklanıyor. Bunların hepsi Türk sporuna katkı sağlıyor. Milli takımımız dünyada 182 ülke içinde dünya ikincisi oluyorsa bunun sebebi ekip çalışmalarının en iyi şekilde koordine edilmesindendir. Bu böyle bilinmesi gereken bir gerçektir…” İşte Türk tekvandosunu başarıya taşıyan fikir ve eylem planını uygulamaya geçiren ekibin kaptan köşkünde oturan ismi, Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Doç. Dr. Metin Şahin bunları anlatıyor. Ortadaki tabloya bakıldığında başarı ayan beyan ortada. Biz de hem bu başarıyı, hem emek verenleri başkanın şahsında kutluyor, kendisine bu güzel ve samimi sohbet için teşekkür edip yanından ayrılıyoruz…

Etiketler : do sporları Metin Şahin spor tekvando

Kategoriler : Do Sporları Manşet Röportaj Tekvando

Yorumlar

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM