Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

İmtihan!

  • 0 Yorum
  • 127 Görüntüleme
Malum burası Türkiye. Dünyada ne eşi var ne de benzeri. Şahsına münhasır bir ülkeyiz velhasıl. 3 Temmuz 2011'de önemli bir sürecin startı verildi. Birileri bombanın pimini çekti, çiçeği burnunda TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'ın kucağına bıraktı. O gün bu gündür zaten cadı kazanı olan futbol dünyamız fokur fokur kaynıyor. Zift, irin ve kir kazanında hareket hiç dinmedi, dinecek gibi de gözükmüyor. Çünkü kazanın altına taşınan benzinle doyurulmuş odunlar, kaynamayı daha da hızlandırıyor. Tamam, ülkemizin gündem yoğunluğu ölçüsüz bir şekilde ve hararet hiç düşmüyor, ama bir Allah'ın kulu da ne oluyor beyler demiyor. Biz sporcuyuz, bu ülkede yaşıyoruz. Gündemdeki her şey bizi de ilgilendiriyor. Bizim de yaşananlar karşısında söyleyecek iki cümlemiz mutlaka vardır ama biz yine de haddimizi aşmayalım, kendi işimize yani sporumuza bakalım. Efendim malum 3 Temmuz 2011 süreci sıcaklığını koruyor. Tüm gelişmeler Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında yaşanıyor gibi görünse de, futbol dünyasında benim tuzum kuru diyen yok. En rahatı Galatasaray gibi görünse de, sahada bir türlü alt edemedikleri Fenerbahçe'nin ipinin UEFA ve CAS tarafından çekilmesini dört gözle bekliyorlar. TFF'den, Başkan Yıldırım Demirören'den ümitlerini kesmişler. Sezon sonunda ne olur bilinmez ama Haziran 2014'ün futbol dünyamız için oldukça hareketli geçeceğini söylemekte yarar var. Başkan değişecek. UEFA Türkiye federasyonundan hamle bekleyecek, gelmezse sorumluluğu kendi üzerine alacak ve neşteri vuracak. Şike sürecini iliklerine kadar yaşayan Fenerbahçe ve Trabzonspor arasındaki savaşın sürdüğünü söyledik ya son oynanan lig maçında yaşanan zırvalıklar adeta zirve yaptı. Hakem Bülent Yıldırım'ın tüm iyi niyetine rağmen, kendilerine taraftar denilen, sürü psikolojisiyle hareket eden güruh, yönetimin kışkırtmalarıyla Avni Aker'i cehenneme çevirdi. Maç tamamlanamadı, tatil edildi. Kararı TFF Yönetimi verecek. Fenerbahçe'nin 3-0 hükmen galibiyeti kesin. Trabzonspor da iç saha maçları için sezonu bitirdi. Peki Trabzonspor ne kazandı? Tabii ki kocaman bir hiç. Hem şehrin hem de takımın adını lekelediler. Başkanları gibi kupa da kupa diyorlar. Peki kupa böyle gelir mi? Tabii ki hayır. Bir kupayı yanlış yerden istiyorlar. 2010-2011 sezonunun kupasını Fenerbahçe'ye TFF verdi. Onun için kupayı Fenerbahçe'den değil, TFF'den isteyeceksiniz. Trabzon olarak Fenerbahçe'den isteyeceğiniz tek şey var o da oynar ve hakederseniz üç puan. Bunu ne yönetim, ne teknik ekip ne futbolcular ne de taraftar biliyor. Olay çıkarmak, eline ne geçerse sahaya boca etmek ne taraftarlık ne de insanlığa sığar. Onlar bize daha kötüsünü yaptı mazereti sadece mazeret olarak kalır, başka da hiç bir işe yaramaz. İşte büyük! Trabzon taraftarının takımının başına açtığı gaile. 3-0 hükmen mağlubiyet ve saha kapama gibi çok ağır fatura. Hayırlı olsun. Sizin gibi büyük! taraftara yakışır bir hareket ve büyüklüğünüze yakışır ceza...

Kategoriler : Yazarlar

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Hayat ne garip değil mi?
Güneş yüzünü gösterip de insanoğlunu yakmaya başlayınca ‘of’larla ‘puf’lar çoğalır… Bulutların arasında kaybolup gidince, ortalığı karamsar bir hava bürür… Üstüne üstlük bir de soğuklar başlayınca yine yakınmalar duyulur: “Ah bir güneş çıksa, havalar ısınsa…” Biz böyleyiz… Kaybetmeden kıymetini bilemeyiz. Kaybedince kıymete bindiririz… Gerçekten böyle miyiz? Bazı insanlar vardır, karşıdan gelen arkadaşını gördüğünde iki elini yanına açarak inanılmaz bir sevgi gösterisiyle adeta şov yapar: “Vay kardeşim benim…” Sarıldıkça daha da sıkı sıkı sarılır…  Birkaç dakika hal hatır sorma, yağlama yıkama faslından sonra ayrılık… Biraz önce sevgi gösterisinde bulunan kişi, arkadaşı uzaklaşır uzaklaşmaz yanındaki döner ve “Yine karşıma çıktı, yaramaz adamın teki…” der. Hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam eder!.. Arkadaşına davranışlarıyla şaşkınlık yaratan kişi kim? Hiç önemi yok. O, tıpkı cebimdeki bozuk para gibi. Değersiz ve ikiyüzlü... Şu aşamada Hz. Ali’nin sözü aklıma geldi: “İkiyüzlü çıkarcı insanlardan uzak durmak çok zordur. Onlar yapmacık sevgilerini gösterip içlerindeki kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğun sürece sana sevgi duyarlar. Sen bir şeyler verdikçe mutlu olurlar. Vermekten geri kalırsan sana zehirlerini akıtırlar.” Gerçekten ikiyüzlü insanları tanıdıkça bu sözün nasıl ‘cuk’ diye oturduğuna tanık oluyoruz. Sizin etrafınızda böyle tipler var mı? Mutlaka vardır… Bunlardan nasıl uzak duracağız? Bazen yukarıdaki örnek gibi durmamız neredeyse imkânsız oluyor. Çünkü yüzümüze güldükleri için arkamızdan ne iş çevirdiklerini ve ne düşündüklerini asla bilemiyoruz. O denli sevgi gösterisinden sonra bize aktarılanlara inanmıyor, aktaranları da ayıplıyoruz… Bir de, “Onu kıskanıyorsun” demiyor muyuz? Genelde böyle kabiliyetsiz insanların çok iş bitirici olduğuna inanan önemli bir kesim de yok değil. Örnekleri inanılmayacak kadar çok. O önemli yerdeki insanlar, bunların farkına varıncaya kadar, “Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçiyor.” Kabiliyeti olmayan, yüzüne gülüp, arkandan iş çeviren ve günlük yaşayıp, iş bitirenleri gördükçe insan üzülmüyor da değil. Üstelik de sizi sevdiğiniz, güvendiğiniz, inandığınız insanlarla ters de düşürüyorlar. Sebep; gerçek yüzleri ortaya çıkmasın. Sizi yanlarına bile yaklaştırmamak için neler yapıyorlar, kim bilir ne yalanlarla inandırıcı oluyorlar… Aslında kabiliyetsiz olmak bir kusur değildir. Ama karaktersiz olmak çok büyük bir kusurdur. İşte bunun farkına varılması çok zaman alınca, zararı da iki taraf için büyük oluyor. Önemli olan iş işten geçmeden engellemek. En doğrusu da onları yanına yaklaştırmamak… Ama nereden bilebilecekler değil mi? Gerçekten bu tablolar yüzünden Mehmet Akif Ersoy’un sözüne bayılıyorum. Bakın üstat zamanında ne demiş: “İkiyüzlüleri sever oldum çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanları görmeye başladım...” Aslında insanoğlunun Hz. Mevlana’nın dediği gibi olması gerekmez mi? “Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün.” Ama ne yazık ki; Özdemir Asaf’ın sözü gibi “İkiyüzlünün dilinde tat, kalbinde ise fesat gizlidir.” Nereden nereye… “Bugün spor yok mu?” diyeceksiniz… Sporun olmadığı bir hayat düşünebiliyor musunuz? Gündem de tribünlere seyirci alınıp alınmayacağı. O da yakındır.  Bugüne kadar oynanan karşılaşmalara şöyle bir göz gezdirdiğimizde, gerçek futbol adamlarından yorumları dinlediğimizde seyirciyle oynamaya alışkın takımlar ‘seyirci etkeni’ nedeniyle sonuca gitmekte zorlanıyor. Bazı takımlarımız da seyircisiz maç kazanma alışkanlığına başlıyor. Sezona çok iyi bir giriş yaparak deplasmanda ‘ikide iki’ yapan Altınordu gibi… Üç maçın ikisini kazanan şeytanlar, evindeki tek maçını ise kaybetti… Bir de basketbola baktığımızda Pınar Karşıyaka için, “Seyirciyle kazanıyor” diyoruz. Öyleyse ilk maçındaki 37 farklı galibiyete ne demeli? Elbette seyirci en büyük etken… Hele Karşıyaka için. Resmen futbolda 12, basketbolda altıncı adam… Kesinlikle tribünler seyirciyle dolup taşmalı… Ne var ki, kazanacak takımının olması en önemlisi… Önce iyi takım kuracaksın, sonra seyirciyi coşturup, kendin de coşacaksın… Bizim mesleğimizin duayenlerinden söz ettiğim yazının keyfine doyamayanlardan aldığım övgü böyle bir konuyu gündeme getirdi. O dönem itiraf etmeliyim ki; bu tip insanlar yoktu. Olsa bile aralarında barınmıyor, barındırılmıyordu… Bunların hepsi “Tüfek çıktı, mertlik bozuldu” sözünden sonra olsa gerek!.. Açıklaması: “Basın öldü, yaşasın medya…” Artık ne kalem kıran var, ne de ortada kırılan kalem… Bas bilgisayarın tuşlarına… Kızdılar mı? Sil ve “Ben yazmadım” de… Arkadan yine say sayabildiğin kadar yalanları… Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Kimi yüzsüz, kimi ikiyüzlü. Hayat ne garip değil mi?”

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 20
2.fenerbahçe a.ş. 20
3.galatasaray a.ş. 17
4.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 14
5.fati̇h karagümrük a.ş. 13
6.medi̇pol başakşehi̇r fk 13
7.beşi̇ktaş a.ş. 13
8.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 12
9.çaykur ri̇zespor a.ş. 12
10.kasimpaşa a.ş. 12
11.atakaş hatayspor 12
12.göztepe a.ş. 11
13.yeni̇ malatyaspor 11
14.demi̇r grup si̇vasspor 9
15.trabzonspor a.ş. 9
16.fraport-tav antalyaspor 9
17.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 8
18.hes kablo kayseri̇spor 7
19.gençlerbi̇rli̇ği̇ 5
20.yukatel deni̇zli̇spor 5
21.mke ankaragücü 2

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM