Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Kuru gürültü!

  • 0 Yorum
  • 66 Görüntüleme
88Bir gün, Londra Olimpiyatları lâfını ederken, birileri ağzımıza geri tıkacaktır bu sözü… “Sus, sakın bahsetme” diye… Gümbür gümbür gittiğimiz, 181 sporcu ile hava attığımız, Başbakanımızın bile en azından 5-6 altın madalya beklediği bir olimpiyattaki ‘yaprak dökümü’ ülke olarak hepimizi sadece üzmekle kalmadı, aynı zamanda şaşırttı… Çünkü biz, bu kadar beceriksiz değildik aslında… Atletizmde nal toplamak bizim işimiz olmamalıydı… Halterin altında kalmamalıydık… Hele güreşte, mindere yapışmamalıydık… Ama “Olan oldu” edebiyatları ile işi zamanın akışına bırakarak “Nasıl olsa unutulur” düşüncesine saplı kalırsak, biz işte o zaman olimpiyatların konu mankeni oluruz… +++ Türkiye’de rekorlar kıranların, olimpiyatlarda ülkemizde bile yaptıkları derecelere yaklaşamamalarının altında yatan tek gerçek “İyi hazırlanamamanın” yıkıntısıdır… Neden hazırlanamadık dersek, kimse darılmasın, gücenmesin… Hocalar tek sorumludur bu işte… Sporcularının motivesini, çalışma şartlarını iyi ayarlayamayan, onları madalyaya inandıramayan tek suçlu hocalardır… Rıza Kayaalp gibi bir güreşçinin, olimpiyatlarda bronzda kalması bile bizim ayıbımızdır aslında… Çünkü ona, yerdeyken “Sakın kolunu kaptırma” tembihini yapmayanlardır aslında mindere yapışan… Sırım gibi bir delikanlı, dünya otoritelerinin bile “Eğer Londra’da altın madalya alırsa, on yıl kimse Rıza’nın bileğini bükemez” dedikleri bir 120 kilo güreşçimiz bile hoca kurbanıdır… +++ Maksadımız suçlu aramak değil aslında… “Olimpiyatlara katılmak bile bir şereftir” düşüncesi ile övüneceksek 181 defa övünelim… Maksat madalya değil, dünya yıldızlarının arasında yarışmak, nal dahi toplasak eğer övünülecek bir olaysa, gelin hep beraber horon tepelim… Ama olimpiyatlar, insanın aklında madalyalarla kalır… Biz hala daha Yaşar Doğu’luların, Muzahir Sille’lerin, Mustafa Dağıstanlı’ların yıllarca önce aldıkları madalyalarla avunuyorsak ve de bunun üstüne koyamıyorsak, bu bizim ayıbımızdır… El oğlu, dünya standartlarının yakın takipçisiyken, bizim sporcularımıza kuru gürültü gibi “Tamam aslanım, sen mutlaka madalya kazanacaksın” gibi telkinlerle işi buralara getirenler, şimdi sakın perde arkasına saklanmasınlar… Bu beceriksizliğin mutlaka bedeli olacaktır… Örneğin… 1988 Seul Olimpiyatlarında Naim Süleymanoğlu ile başlayan madalya furyasında ilk defa halter dalında olimpiyatı boş geçerken, bu işin altında yatan gerçekleri araştıracak mıyız acaba? İş sisteme mi, hocaya mı, imkan verilme şekline mi, yoksa sporcunun isteksizliğine mi bağlıdır, biz önce bunları araştırmalıyız… +++ Hangi ülke olursa olsun, uluslar arası yarışmalarda her zaman performanslarını geliştirmiş, madalya sayısını arttırmıştır… Biz ise, 1960 Roma Olimpiyatlarında aldığımız yedi altından sonra sadece bir defa o da 1996 Atlanta’da bu rakama, dört altınla yaklaşabilmişiz… Bu gösteriyor ki, madalya şansımız her geçen gün artacağına, tersine bir ivme kazanarak gittikçe azalmaktadır… Bunun sebepleri mutlaka araştırılmalıdır… Sistemde yanlış varsa, o sistem mutlaka değişmelidir… Çalışma şeklinde bir yamukluk varsa, sorumlular toptan değişmelidir… Ya da sporcunun madalya isteği içinden gelmiyorsa, ona da ‘güle güle’ denmelidir… Bizimkisi her ne kadar “Hariçten gazel okuma” olsa da, bir vatandaş olarak, hayal kırıklığı yaşamanın canlı şahidiyiz… 2020 olimpiyatları için, kendimizi en şanslı ülke olarak görmemize rağmen, acaba bir hayal kırıklığı daha yaşar mıyız endişesi ile spor teşkilatının yeniden yapılanması için yurt dışından gelecek uzmanlarla yeni plan ve programlar yapmalıyız… Yoksa hatır gönülle hoca yapılmış, teşkilatların başına gelmiş kişilerle, biz sadece gümbür gümbür olimpiyata gider; süt dökmüş kedi gibi de evimize döneriz… 75 milyonluk bir Türkiye’ye yakışmayan bir mücadeleyi ortaya koyamayanların verecekleri hesaplar,dileriz ortada kalmaz… Tamam; “Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer” de, madalyasız da olmuyor be kardeşim…

Kategoriler : Yazarlar

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Milliler tek tek gidiyor: 2-2
A Milli takımımız Sırbistan önünde iki farklı geriye düştüğü karşılaşmada, Hakan Çalhanoğlu ve Ozan Tufan’ın golleriyle dengeyi sağladı. Stat: Türk Telekom Hakemler: Georgi Kabakov, Martin Margaritov, Diyan Valkov (Bulgaristan) Türkiye: Mert Günok, Zeki Çelik, Merih Demiral, Okay Yokuşlu, Hasan Ali Kaldırım (Dk. 27 Umut Meraş), Ozan Tufan, Mahmut Tekdemir (Dk. 76 Yusuf Yazıcı), Cengiz Ünder (Dk. 86 Abdülkadir Ömür), Hakan Çalhanoğlu, Kenan Karaman, Burak Yılmaz Sırbistan: Dmitrovic, Stefan Mitrovic (Dk. 75 Gudelj), Milenkovic, Kolarov, Lazovic, Lukic, Milinkovic, Maksimovic, Ristic (Dk. 46 Mladenovic), Djuricic (Dk. 75 Vlahovic), A. Mitrovic Goller: Dk. 21 Milinkovic, Dk. 49 Aleksandar Mitrovic (Pen) (Sırbistan), Dk. 57 Hakan Çalhanoğlu, Dk. 76 Ozan Tufan (Türkiye) Kırmızı kart: Dk. 90+1 Burak Yılmaz (Türkiye) Sarı kartlar: Dk. 16 Stefan Mitrovic, Dk. 77 Kolarov, Dk. 81 Aleksandar Mitrovic (Sırbistan), Dk. 29 Okay Yokuşlu (Türkiye) UEFA Uluslar Ligi grup mücadelesinde A Milli Takımımız Sırbistan karşısında 2-2 berabere kalarak dördüncü maçlar sonunda üçüncü kez sahadan bir puanla ayrıldı. Rakibi karşısında ilk yarıyı Milinkovic’in kafasından yediğimiz golle yenik kapattığımız maçın ikinci yarısında Mitrovic’in penaltısıyla 2-0 geriye düştük. Ancak Hakan Çalhanoğlu ve Ozan Tufan’la skora denge getirdik ve sahadan bir puanla ayrıldık. Karşılaşmaya atak başlayan takımımız ilk dakikalarda bulduğu pozisyonları değerlendiremeyince konuk ekip oyunda dengeyi kurdu ve 21. dakikada kalemizde Milinkovic’in kafayla attığı golle geriye düştük. İlk yarı Sırbistan’ın 1-0 üstünlüğüyle tamamlandı. İkinci yarının başlamasıyla birlikte Sırbistan daha etkin ataklar geliştirmeye başladı. Maçta 48. dakikada oynanırken, Milinkovic ceza alansında Okay Yokuşlu ile girdiği ikili mücadelede yerde kaldı. Bulgar hakem Georgi Kabakov penaltı noktasını gösterdi. Topun başına gelen Aleksandar Mitrovic’in vuruşu skoru 0-2’ye getirdi. 57. dakikada takımımız farkı bire indirdi. Zeki Çelik'ten aldığı pasla ceza alanına giren Hakan Çalhanoğlu, Kenan Karaman’la yaptığı duvar pasının ardından kaleci Dmitrovic ile karşı karşıya kaldı ve yaptığı vuruşla fileleri havalandırdı; 1-2. Hakan’ın golünün ardından oyundaki hakimiyetimiz daha da artsa da, zaman zaman kalemizde de tehlikeler yaşadık. 76. dakikada Ay Yıldızlılar beraberliği sağladı. Sırbistan savunmasının uzaklaştıramadığı ortada top Kenan Karaman'ın önünde kaldı. Bu oyuncunun vuruşunda top ceza alanı dışına uzaklaştırıldı. savunmadan döndü. Ceza alanı çizgisi üzerindeki Hakan Çalhanoğlu, gelen topu bekletmeden kaleye yollamak istedi. Ancak yerden seken top, kale sahası içindeki Ozan Tufan'a pas oldu. Milli futbolcumuzun dokunduğu top, kalecinin bacaklarının arasından ağlara gitti ve skora denge geldi; 2-2. Maçta 90+1. dakika oynanırken Burak Yılmaz gördüğü ikinci sarı kartla oyun dışı kaldı. Gelişen iki takım atakları da sonuç getirmeyince mücadele 2-2 beraberlikle sonuçlandı. Grupta oynanan diğer karşılaşmada Rusya ile Macaristan golsüz berabere kalarak puanları paylaştılar. Bu sonuçlar onrasında, UEFA Uluslar Ligi Grup 3'te takımımızın puanını üç oldu. Sırbistan ise 2 puanda kaldı. Rusya 8 puanla liderlik koltuğunda otururken, Macaristan 7 puanla ikinci sırada kaldı.

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 20
2.fenerbahçe a.ş. 20
3.galatasaray a.ş. 17
4.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 14
5.fati̇h karagümrük a.ş. 13
6.medi̇pol başakşehi̇r fk 13
7.beşi̇ktaş a.ş. 13
8.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 12
9.çaykur ri̇zespor a.ş. 12
10.kasimpaşa a.ş. 12
11.atakaş hatayspor 12
12.göztepe a.ş. 11
13.yeni̇ malatyaspor 11
14.demi̇r grup si̇vasspor 9
15.trabzonspor a.ş. 9
16.fraport-tav antalyaspor 9
17.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 8
18.hes kablo kayseri̇spor 7
19.gençlerbi̇rli̇ği̇ 5
20.yukatel deni̇zli̇spor 5
21.mke ankaragücü 2

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM