Bizi takip edin
Abone olun
Bizi takip edin

Müsabık sporcu olmak

  • 0 Yorum
  • 67 Görüntüleme
Türkiye Masa Tenisi Federasyonu, masa tenisini ülke geneline yayma adına üstlendiği misyon çerçevesinde geçen yıl koyduğu 100 bin lisans hedefine ulaştı. Geçen yıl Ocak ayında 87 bin olan lisanslı sporcu sayısı, bir yılda 13 bin artarak 100 bin barajını geçti. Lisans sayısının artması, mümkün olduğunca çok insanın masa tenisinden haberdar olması açısından önemli. Lisans sayısındaki artış kadar, Müsabık sporcu sayısı da çok büyük önem taşıyor. Alt yapıda Müsabık sporcu sayısının artması, sporcuların kendi aralarındaki rekabeti ve bu rekabet sonrası kendilerini geliştirmesi, Milli takımlara yansıyacaktır.   2013-2014 sezonunda miniklerde 214’ü bayan, 308’i erkek toplam 522 sporcu mücadele etti. Masa Tenisini alt yapıya yaymak ve yeni sporcular kazanmak adına, ilk üzerinde durulması gereken konunun, minikler grup elemelerine katılan takım ve sporcu sayısı olduğu görüşündeyim. Bazı sporcuların, hem minik, hem yıldız, hem genç, hatta hem de A takım oynadığı düşünülecek olursa, öncelikli olarak minikler şampiyonasının baz alınmasının daha doğru olacaktır. Geride bıraktığımız sezonda miniklerde erkek ve bayan A grubunda 56, B grubunda 32, C grubunda 36 ve D grubunda 29 takım elemelere katılmış. 2014-2015 sezonunda ise minikler grup elemelerine erkek ve bayan A grubunda 57, B grubunda 40, C grubunda 39, D grubunda ise 30 takım katılmış.   Minikler Grup Takım Yarışmaları ile Türkiye Minikler Takım ve Ferdi Şampiyonasına 1 Ocak 2002 ve sonrası doğumlu lisanslı sporcular katılabiliyor. Bu nedenle daha alt yaş gruplarında lisanslı sporcusu olup, ancak daha Müsabık olmadıkları için, maçlara getirilmeyen sporcular olduğunu biliyorum. Ayrıca, alt yapı çalışması yapıp, kulübünden ödenek alamadığı için elemelere gidemeyen kulüpler de var. Grup elemelerine katılan takımlara harcırah verilmemesi, bu noktada takım sayısının ve Müsabık sporcu sayısının artmasında ciddi şekilde engel oluyor. Ülkemizdeki lisans sayısını arttırmak için verilen gayret kadar minikler maçlarına katılacak Müsabık sporcu sayısını arttırmaya çalışmakta oldukça önemlidir.   Altyapıda verilen emeği ‘’eline raket alıp bir çocuk yetiştirmemiş  kişiler  anlayamaz !...’’ Ancak sporcu yetiştirip, lisansladıktan sonra müsabakalara katılmamayı  yada katılamamayı da ben anlayamıyorum.   Sonuçlar ortada bir yılda A grubunda 1, B grubunda 8, C grubunda 3 ve D grubunda 1, toplam 13 takım, minikler elemelerine eklenmiş. Her takım 3 sporcu olsa 39 sporcu yapar. Geçen yıl minikte son senesi olup yıldıza çıkan oyuncuların yerine gelen yeni minik oyuncuların olduğunu düşünsek bile, bir  yılda eklenen müsabık minik sayısı 50 bile değil.   Yıldızlar ve Gençler grup elemelerine baktığımızda ise sonuçların bizi yanıltabileceğini fark ediyoruz. Zira daha önce de belirttiğim gibi miniklerde oynayan bir sporcu, hem yıldız, hem de gençler elemelerine katılabiliyor. Geçen yıl yıldızlarda erkek-bayan 550, gençlerde ise erkek-bayan 442 sporcu elemelerde ve finallerde mücadele etti.  Hem yıldızda, hem de gençte oynayan sporcular nedeniyle sporcu sayısının bizi yanıltabileceğini baz alarak yine takım sayısı üzerinden araştırmamıza devam edelim. Geçen yıl, yıldızlarda A grubunda 55, B grubunda 33, C grubunda 35 ve D grubunda 32 takım elemelere katıldı. Bu yıl ise A grubunda 50, B grubunda 41, C grubunda 43 ve D grubunda 31 takım mücadele etti. A grubunda -5, B ve C grubunda +8, D grubunda ise -1 takım istatistiği karşımıza çıkıyor. Gençlerde de geçen sene A grubunda 20, B grubunda 17, C grubunda 22 ve D grubunda 17 takım maçlara çıktı. 2014-2015 sezonunda ise A grubunda 39, B grubunda 30, C grubunda 43, D grubunda 44 takım karşılaşmalarda yer aldı. A grubunda +19, B grubunda +13, C grubunda +21 ve D grubunda ise + 27 takımlık bir artış söz konusu. Yıldızlarda bariz bir artış gözlenmezken, gençlerde bu kadar çok takımın artması minik ve yıldız seviyesindeki oyuncuların üst yaş gruplarında oynaması olarak açıklanabilir. Oyuncu icmalini detaylıca incelediğimizde erkeklerde 140, bayanlarda 92 olmak üzere 232 sporcunun en az iki farklı kategoride, 35’i erkek, 49’u bayan 84 sporcunun ise hem minik, hem yıldız, hem de gençlerde oynadığını görebiliriz. Alt yapılarımızda Müsabık olarak maçlara çıkan sporcu sayısı erkelerde 672, bayanlarda ise 439 olmak üzere bin 111 alt yapı sporcusu bulunuyor. Bu sezon itibariyle 195 aktif kulüp görünüyor. Süper Lig, 1.Lig, 2.Lig ve Terfilere katılan 99 kulüp bulunuyor. Bu kulüplerin hepsine minik takım kurma zorunluluğu getirilse, hem bir çok  antrenör istihdam edilecek,  hem de bu takımlar içinde alt yapısı olmayan 49 kulüp minik takım kurmuş olacak. En kısa zamanda geniş çaplı bir alt yapı hamlesinin yapılması gerekiyor.

Kategoriler : Yazarlar

Yorumlar

İlginizi Çekebilir
Hayat ne garip değil mi?
Güneş yüzünü gösterip de insanoğlunu yakmaya başlayınca ‘of’larla ‘puf’lar çoğalır… Bulutların arasında kaybolup gidince, ortalığı karamsar bir hava bürür… Üstüne üstlük bir de soğuklar başlayınca yine yakınmalar duyulur: “Ah bir güneş çıksa, havalar ısınsa…” Biz böyleyiz… Kaybetmeden kıymetini bilemeyiz. Kaybedince kıymete bindiririz… Gerçekten böyle miyiz? Bazı insanlar vardır, karşıdan gelen arkadaşını gördüğünde iki elini yanına açarak inanılmaz bir sevgi gösterisiyle adeta şov yapar: “Vay kardeşim benim…” Sarıldıkça daha da sıkı sıkı sarılır…  Birkaç dakika hal hatır sorma, yağlama yıkama faslından sonra ayrılık… Biraz önce sevgi gösterisinde bulunan kişi, arkadaşı uzaklaşır uzaklaşmaz yanındaki döner ve “Yine karşıma çıktı, yaramaz adamın teki…” der. Hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam eder!.. Arkadaşına davranışlarıyla şaşkınlık yaratan kişi kim? Hiç önemi yok. O, tıpkı cebimdeki bozuk para gibi. Değersiz ve ikiyüzlü... Şu aşamada Hz. Ali’nin sözü aklıma geldi: “İkiyüzlü çıkarcı insanlardan uzak durmak çok zordur. Onlar yapmacık sevgilerini gösterip içlerindeki kötülüğü saklarlar. Onları hoşnut tuttuğun sürece sana sevgi duyarlar. Sen bir şeyler verdikçe mutlu olurlar. Vermekten geri kalırsan sana zehirlerini akıtırlar.” Gerçekten ikiyüzlü insanları tanıdıkça bu sözün nasıl ‘cuk’ diye oturduğuna tanık oluyoruz. Sizin etrafınızda böyle tipler var mı? Mutlaka vardır… Bunlardan nasıl uzak duracağız? Bazen yukarıdaki örnek gibi durmamız neredeyse imkânsız oluyor. Çünkü yüzümüze güldükleri için arkamızdan ne iş çevirdiklerini ve ne düşündüklerini asla bilemiyoruz. O denli sevgi gösterisinden sonra bize aktarılanlara inanmıyor, aktaranları da ayıplıyoruz… Bir de, “Onu kıskanıyorsun” demiyor muyuz? Genelde böyle kabiliyetsiz insanların çok iş bitirici olduğuna inanan önemli bir kesim de yok değil. Örnekleri inanılmayacak kadar çok. O önemli yerdeki insanlar, bunların farkına varıncaya kadar, “Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçiyor.” Kabiliyeti olmayan, yüzüne gülüp, arkandan iş çeviren ve günlük yaşayıp, iş bitirenleri gördükçe insan üzülmüyor da değil. Üstelik de sizi sevdiğiniz, güvendiğiniz, inandığınız insanlarla ters de düşürüyorlar. Sebep; gerçek yüzleri ortaya çıkmasın. Sizi yanlarına bile yaklaştırmamak için neler yapıyorlar, kim bilir ne yalanlarla inandırıcı oluyorlar… Aslında kabiliyetsiz olmak bir kusur değildir. Ama karaktersiz olmak çok büyük bir kusurdur. İşte bunun farkına varılması çok zaman alınca, zararı da iki taraf için büyük oluyor. Önemli olan iş işten geçmeden engellemek. En doğrusu da onları yanına yaklaştırmamak… Ama nereden bilebilecekler değil mi? Gerçekten bu tablolar yüzünden Mehmet Akif Ersoy’un sözüne bayılıyorum. Bakın üstat zamanında ne demiş: “İkiyüzlüleri sever oldum çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanları görmeye başladım...” Aslında insanoğlunun Hz. Mevlana’nın dediği gibi olması gerekmez mi? “Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün.” Ama ne yazık ki; Özdemir Asaf’ın sözü gibi “İkiyüzlünün dilinde tat, kalbinde ise fesat gizlidir.” Nereden nereye… “Bugün spor yok mu?” diyeceksiniz… Sporun olmadığı bir hayat düşünebiliyor musunuz? Gündem de tribünlere seyirci alınıp alınmayacağı. O da yakındır.  Bugüne kadar oynanan karşılaşmalara şöyle bir göz gezdirdiğimizde, gerçek futbol adamlarından yorumları dinlediğimizde seyirciyle oynamaya alışkın takımlar ‘seyirci etkeni’ nedeniyle sonuca gitmekte zorlanıyor. Bazı takımlarımız da seyircisiz maç kazanma alışkanlığına başlıyor. Sezona çok iyi bir giriş yaparak deplasmanda ‘ikide iki’ yapan Altınordu gibi… Üç maçın ikisini kazanan şeytanlar, evindeki tek maçını ise kaybetti… Bir de basketbola baktığımızda Pınar Karşıyaka için, “Seyirciyle kazanıyor” diyoruz. Öyleyse ilk maçındaki 37 farklı galibiyete ne demeli? Elbette seyirci en büyük etken… Hele Karşıyaka için. Resmen futbolda 12, basketbolda altıncı adam… Kesinlikle tribünler seyirciyle dolup taşmalı… Ne var ki, kazanacak takımının olması en önemlisi… Önce iyi takım kuracaksın, sonra seyirciyi coşturup, kendin de coşacaksın… Bizim mesleğimizin duayenlerinden söz ettiğim yazının keyfine doyamayanlardan aldığım övgü böyle bir konuyu gündeme getirdi. O dönem itiraf etmeliyim ki; bu tip insanlar yoktu. Olsa bile aralarında barınmıyor, barındırılmıyordu… Bunların hepsi “Tüfek çıktı, mertlik bozuldu” sözünden sonra olsa gerek!.. Açıklaması: “Basın öldü, yaşasın medya…” Artık ne kalem kıran var, ne de ortada kırılan kalem… Bas bilgisayarın tuşlarına… Kızdılar mı? Sil ve “Ben yazmadım” de… Arkadan yine say sayabildiğin kadar yalanları… Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi “Kimi yüzsüz, kimi ikiyüzlü. Hayat ne garip değil mi?”

Süper Lig Puan Durumu


TakımPuan
1.aytemi̇z alanyaspor 20
2.galatasaray a.ş. 20
3.fenerbahçe a.ş. 20
4.gazi̇antep futbol kulübü a.ş. 15
5.medi̇pol başakşehi̇r fk 14
6.fati̇h karagümrük a.ş. 13
7.beşi̇ktaş a.ş. 13
8.i̇tti̇fak holdi̇ng konyaspor 12
9.kasimpaşa a.ş. 12
10.çaykur ri̇zespor a.ş. 12
11.yeni̇ malatyaspor 12
12.atakaş hatayspor 12
13.trabzonspor a.ş. 12
14.göztepe a.ş. 11
15.demi̇r grup si̇vasspor 9
16.fraport-tav antalyaspor 9
17.büyükşehi̇r beledi̇ye erzurumspor 8
18.hes kablo kayseri̇spor 7
19.yukatel deni̇zli̇spor 6
20.gençlerbi̇rli̇ği̇ 5
21.mke ankaragücü 2

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM