Ahmet ÇAKIR

Ahmet ÇAKIR


  • aahmetcakir37@gmail.com
  • 27 Yazı
  • 30 Mart 2016 Tarihinde Aramıza Katıldı.

Felaket geliyorum dedi ve geldi

Bugüne kadar Avrupa Kupalarında hiçbir varlık gösterememiş olan Başakşehir’in iki maçta da Avusturya temsilcisi Wolfsberger’i yenmiş olması, sanıldığından çok daha önemli bir olay futbolumuz için. Takımlarımızın bu sezon Avrupa’da grup aşamasında oynadıkları 16 maçta elde edilebilen 2 galibiyet de bunlar. Başta Devler Ligi’ndeki temsilcimiz Galatasaray olmak üzere Beşiktaş ve Trabzonspor belki de tarihlerinin en kötü bilançosunu ortaya çıkardılar. Önelemede dört maç oynayıp veda eden Yeni Malatyaspor bile onlara oranla parlak bir bilanço oluşturdu. 2 galibiyet 1 beraberlik ve 1 yenilgilik toplam, hiç de yabana atılacak gibi değil. Şu ara kadar elde edebildiğimiz puanları Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan giriyor olmasının yanında Malatyaspor ve Başakşehir’in kazandığı maçlar sayesinde elde edebildik. Biz bunlardan 3 200 puan elde edebilirken 7 800 puan toplayan Hollanda fırladı gitti. Bu da bizim önümüzdeki sezonlarla Şampiyonlar Ligi’ne şampiyonumuzu bile doğrudan sokabilme şansımızı tehlikeye attı. Ajax’ın son iki sezondaki müthiş başarısının yanında PSV, Feyenoord gibi temsilcileriyle Hollanda’nın daha çok puan toplayıp bizim için erişilmez bir noktaya çıkması normal görünüyor. Ukrayna’nın düşüşü bizim için şans olabilirdi ama biz daha hızlı bir düşüşü becerdiğimiz için bu pek mümkün görünmüyor. Yine de gelecekteki zıplamamız için onları geçmek bir hedef olacaktır. Hemen arkamızdaki Avusturya da korkulacak bir rakip. Zaten Başakşehir’in iki maçta da onların temsilcisini yenmiş olması bu açıdan da büyük önem taşıyor. Üstelik Wolfsberger, deplasmanda Munchengladbach gibi çok güçlü bir rakibi 4-0 yenerek başlamıştı gruba. Elbette ki bunun dışında puan yüzü göremediler ve son iki maçta da puan alamayabilirler. Ancak Başakşehir’in bu başarısına ve şu anda grup lideri olmasına karşın gruptan çıkması da pek kolay görünmüyor. Çünkü son iki maçını içerde Roma ve deplasmanda Mönchengladbach ile oynayacak. Bunların ikisini de kaybetmesi normal sonuç olarak görülebilir. Elbette ki iki güçlü rakibin de canını yakacak performansı ortaya koyabilir Başakşehir ama iki maçın kaybedilmesi halinde tıpkı geçen sezonlarda Beşiktaş’ın yaşadığı gibi son maça lider girip gruptan çıkamamak gibi bir sıkıntı yaşanabilir. Bu da bizim için tam bir felaket olur. Bu sıralamada onunculuktan aşağı düştüğünüz andan itibaren her türlü sıkıntıya hazır olmanız gerekiyor. Gerçi 11.sıradayken de şampiyonumuz doğrudan katılabilir. Bu, Devler Ligi’ni her zaman doğrudan katılma şansına sahip 5 büyük ülkeden birinin temsilcisinin kazanması halinde mümkün. Elbette ki bu çok güçlü bir olasılık. Yani 11.liği korumak bile çok önemli ve şu anda orada bir Avusturya tehditi sözkonusu. Salzburg ve Linz gibi ekiplerin kimi zaman şaşırtıcı olan başarıları bizim için endişe kaynağı. Özellikle Salzburg’un yukarılara çıkabilme durumu bizi büyük sıkıntıya sokar. 12. liğe düşmemiz halinde tam bir felaket yaşarız. Bu işin kötü yanlarından biri de spor gazetecilerinin bile konudan habersiz olmaları. Gerçi uzun yıllar teknik adamlar, yöneticiler gibi bu işin doğrudan ilgilisi olan kişiler bile olaydan habersizdi. Çok zayıf rakipler karşısında iki maçtan birini kaybetmek sorun olarak görülmezdi. Oysa çok önemliydi. Bu sezon yaklaşan felaket biraz fark edilmiş gibi görünüyor. O bile bir kazançtır. Bu kapsamda Okan Buruk’un açıklaması son derece doğru ve yerindeydi. Başakşehir, ülke puanı açısından çok büyük bir hizmette bulunmuş oldu. Bir bakıma, önceki yıllarda yaşanan fiyaskonun kefaretini ödedi ama yetmez; mutlaka gruptan çıkmak gerekiyor. Galatasaray’ın da Club Brugge’ü İstanbul’da yenerek gruptan çıkması, uzun yıllar bu işin bayraktarı olmuş Sarı Kırmızılılardan beklenen bir hizmettir. Düştüğü zorlu gruptan elbette ki çıkma şansı yoktu Cim Bom’un ama hiç değilse grup üçüncüsü olarak UEFA’ya devam edebilmek bu dönemde olmazsa olmaz denilebilecek kadar büyük önem kazanmış durumda. Devler Ligi her kulüp için büyük bir gelir kaynağı. Bundan yoksun kalmak sadece sportif onur ve gurur açısından değil, aynı zamanda maddi açıdan da felaket olacak. Bunca yıldır yaklaşan tehlikeyi umursamaz gibiydik. Şimdi ateşe çok yaklaştık hatta biraz içine bile girdik. Neyin ne olduğunu da yeni öğrenmeye başladık. Keşke, ‘buna da şükür’ diyebilseydik.

Yazarın diğer yazıları (27)

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM