Anıl BUDAK

Anıl BUDAK


  • anilbudak1@gmail.com
  • 8 Yazı
  • 30 Mart 2016 Tarihinde Aramıza Katıldı.

Ya Evde Yoksan!

İnsanoğlu çok bilinmeyenli bir denklem gibidir aslında. Bizler, zora ne kadar geç alışıyorsak güzel şeylere de tam aksine hemen alışıveriyoruz. Fakat her ne olursa olsun, en güzel yer, en güzel mekan da olsa hepimiz bir seyahatten,  belki de bir misafirlikten hatta ve hatta işten döndüğümüzde,  ‘Evim gibisi yok’ demişizdir. İşte futbol da ev (iç saha) çok önemlidir. Her takım evinde ‘Aslan’ kesilir. Kesilmelidir de… Çünkü şampiyonluğa giden yolun temel taşları takımların kendi evlerinde aldığı sonuçlarda gizlidir. Avrupa Şampiyonası’nın sona ermesinden sonra tüm futbolseverler olarak dört gözle ligimizin başlamasını beklemiştik. Zaman öylesine çabuk geçiyor ki duvardaki saate de takvime de yetişmek ne mümkün. Fakat; 7. haftasını geride bıraktığımız ligimizde, şampiyon olamadığı yıllarda dahi ilk ikinin gerisine düşmeyen ve son ana kadar da kupanın kulpunu bırakmayan Fenerbahçe’yi 7 hafta geçmesine rağmen gören var mı bilemiyorum? Sokakta, spor salonunda hatta gazete koridorlarında beni gören Fenerbahçe’ye gönül vermiş futbolseverlerin sorduğu tek bir soru var; ‘Bize ne oldu?’ İşte bu yazıyı da bunun için kaleme alıyorum aslında; Fenerbahçe’ye ne olduğunu Fenerbahçelilerden daha iyi bilen yok. Hani biraz aynaya bakmakta fayda olan zamanlar olur ya işte durum tam da bu… Geçmiş asla yalan söylemez. Belki de bu yüzden çok da sevilmez. Bir çoğumuz da işine gelmediği için eski sayfalara çok da bakmak istemez. Ammma, o sayfalar bize çok şey anlatır. Tabii anlayana… skilere gidelim; Şampiyon olmuş, şampiyon olurken de rakiplerini ikna ederek, son düdüğe kadar maçtan vazgeçmeyerek kupaya uzanmış Fenerbahçe, mutlu sonla biten sezonun başlamasına kısa bir süre kala Ersun Yanal ile yollarını ayırarak, Yanal’ın yardımcısı İsmail Kartal'ı teknik patronluk koltuğuna oturtmuştu. Sonra ne mi oldu? Sezon bitti Kartal da gitti. Yerine büyük ümitlerle Portekizli teknik direktör Vitor Pereira geldi. Fakat tek gelen Pereira değildi. Eleştiriler de maçlar oynandıkça gelmeye başladı… ‘Bu hoca bize küçük geldi’, ‘Fenerbahçe böyle defansif oynayamaz’, ‘Bize yakışmıyor’ gibi milyonlarca yorum peşi sıra sosyal medya duvarlarını süsledi. Sezon bitti herkes hoca ile yollar ayrılacak gözüyle bakarken, Pereira sezona başladı… Sezon başı hazırlık kampını da geçirdi.. Devler Ligi ön elemesini de oynadı ve gelen başarısız sonucun ardından Pereira ile de yollar ayrıldı. Sezonun başlamasına saatler kala Hollandalı Dick Advocaat geldi… Hoca göreve geldikten sonra beklenti büyüktü. Çünkü hocanın özgeçmişi gerçekten de etkiliydi. Eee hani biz geçmişi sevmiyorduk? İşte biz insanlar bu yüzden çok bilinmeyenli denklem gibiyiz ya. İşimize geldiği gibi davranmasını seviyoruz… Neyse Fenerbahçelilerin en büyük yanılgısı aslında şurada başladı… Hazırlık kampı geçirmemiş, takımı tanımayan, kendi transferlerini yapamayan bir hocanın kısa vadede başarı kelimesini Samandıra’dan içeri sokması zaten büyük bir mucize olurdu. Şu ana kadar olmadı da… Son Alanya maçını izlediğimde futbolcular kadar Hollandalı hocayı da gözlemlemeye çalıştım. Eksiklerden de dolayı halen deneme yapmaya çalışan ve maç içerisinde dahi kafasında bir şey planlayan hocanın tüm iyi niyetine rağmen henüz takıma bir dokunuş gösteremediği açık ve net ortadaydı… Alanya maçına dönersek de asıl sorun aslında 1-1 biten maç değildi… Golü, yedikten sonra gösterilmeyen güç ve dirençti. Takımı ayağa kaldırabilecek bir lidere duyulan ihtiyaç da Moda sahilinden hissedilirken, neden oraya bir oyuncu alınmadığı da bize sunulan bir denklem olsa gerek… İşin özü; dost acı söyler demişler ya. Biz de bütün takımlarımızın dostuyuz. Ne görürsek yazmak bizlerin mesleği… Fenerbahçeliler için, ‘Burası Kadıköy Buradan Çıkış Yok’ bir mottodur. Ancak ilk 7 haftada Fenerbahçe’yi evinde gören var mı acaba?

Yazarın diğer yazıları (8)

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM