Halil İbrahim EKİZ

Halil İbrahim EKİZ


  • i.ekiz@cihan.com.tr
  • 5 Yazı
  • 30 Mart 2016 Tarihinde Aramıza Katıldı.

Her yönüyle 3. sınıfız!

31Bilmiyorum ne diyeyim, ya da nasıl başlayayım. Sıradan, belki de 3. sınıf bir ülke olmamıza rağmen her şeyimizle kendimizi Kaf Dağı’nın tepesinde görmek, yaşadığımız onca hezimetlere rağmen ders al(a)mamak, küçücük bir tepeyi, sıradan bir virajı dönememek nedendir acaba? Bunları tüm işlerimiz için sıralayabiliriz. Hukuk sistemimiz, adalet anlayışımız, ekonomimiz, ticari ve her branştaki iş ahlakımız… Bunu uzatıp gidebilirim; ama benim işim bu değil. Benim işim spor, ya da diğer adıyla futbol. Burnumuzdan kıl aldırmadığımız, Avrupa arenasında eşleştiğimiz her takımı ‘kek’ gördüğümüz, milli takımlar düzeyinde futbol kültürü olan, spor ahlakının tavan yaptığı ülkeleri kendimize rakip bile görmediğimiz futbolumuz. Hem kulüpler hem de milli takımlar düzeyinde hep uçan yönetici, teknik adam ve futbolcularımız ile onları amiyane tabirle gazlayan biz basın mensuplarının ayakları yere basmayan yaklaşımları, sonrasında yaşanan hezimetler. Hani günde bir defa da olsa doğruyu gösteren saat misali, arada imalat hatası çıkan 3-5 futbolcu, onların ortaya koyduğu performans ve yalancı serap. Avrupa arenasında milli takımlar düzeyinde oynanan iki çeyrek final, bir yarı final, dünya kupasında kazanılan üçüncülük. Takımlar düzeyinde ise kazanılan bir UEFA Kupası. Sonrası mı onu hiç sormayın. Peki bu istikrarsızlığın nedeni bir sistemsizlik mi? Yoksa kurumsallaşamamış olmamızdan mı? Hani geçen sezon üç kupayı birden alan Galatasaray var ya. Bir takım, iki teknik adam ve üç başkanla kazanılan üç kupa. Bu bile bizim ne kadar çok bilinmeyenli bir ülke olduğumuzu gösteriyor. Sporda başarının sırrı, istikrar ve süreklilik diyoruz ya, demek ki öyle de değilmiş. Galatasaray bu tezi de çürüktü. Bu da bizim ilginçliğimizin eseri. Alın size A Milli Takım. Fatih Terim’in isminin önüne kocaman manalar ifade eden, sorumluluklar yükleten ‘Türkiye Futbol Direktörü’ sıfatını koyduk. Milli takımlar düzeyinde sonuç ne? Tabii ki kocaman bir hiç. Avrupa ya da dünya kupalarına gitmek için oynanan eleme gruplarında ilk takım direk gider, ikinciler eleme oynardı. Biz, ‘Onlarda kim, biz bu gruptan birinci çıkarız’ der uçarız, ardından da ikinci olup eleme oynamak için yırtınırız. Bu EURO2016 için değişti. İlk iki takım direk gidecek, biz rahat gideriz, liderlik için Hollanda ile yarışırız diyorduk. Şimdi nasıl üçüncü oluruz diye yırtınıp, matematiksel işlemler yapıyoruz. Bunu sadece milli takım için söylemek haksızlık olur. Kulüp takımlarımızın Avrupa arenasındaki durumu da farklı değil. Türkiye bunları neden yaşıyor, bu bizim kaderimiz mi? Aslında bu sorunun çok cevabı var. Ama tek cevap hakkımız varsa, “Ne zaman kendi gücümüzü bilir, ona göre hareket eder ve Kaf Dağı’nın tepesinden inersek o zaman bunları yaşamayız” diyebilirim. Ölçülü olma, adaletli davranma, perde arkasında entrika çevirmeme kurtuluş reçetemizdir. Önce TFF’nin başındaki kişi, sonra İstanbul’un üç eskisinin başında oturan başkanlar hizaya gelmeli. Adaletli olmalılar. Ayar çekme, şirin gözükme, günü kurtarma, koltuğu sağlama almak için yapılan yanlışlar Türkiye’de futbolun tükenişini hızlandırıyor. Bu ülkenin federasyon başkanı kendi ülkesinde bırakın kulüp takımlarının maçını izlemeyi milli maçlara bile gidemiyor. İstanbul’un üç eskisinin başkanları birbirlerinin tribünlerine oturamıyor. Hani spor dostluk ve kardeşlikti. Sahada futbolcu, teknik adam, tribünde yönetici ve kargaşayı seven, gürültüden nemalanan biz gazeteciler dinamitin fitilini ateşledik. Futbolun bitişini izliyoruz, tükenmişlikten kurtulmak için de bir adım atanımız yok. Sonuç mu? Hiç iç açıcı değil. Sürünmeye devam… Değerleri tüketmeye devam…. Kaf Dağı’ndan inmemeye, burundan kıl aldırmamaya devam…. Yani her yönüyle 3. Sınıf olmaya devam…

Yazarın diğer yazıları (5)

Title

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.

www.sporvitrini.com © 2010 - Tüm Hakları Saklıdır.

"www.sporvitrini.com" Basın Ahlak İlkelerine uymaya söz vermiştir ve bütün hakları saklıdır. Spor haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na uygun olarak yayınlanmaktadır. ‘www.sporvitrini.com’da yayınlanan tüm haberler ve makaleler, kaynak gösterilmek ve ‘www.sporvitrini.com’un ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir. ‘www.sporvitrini.com’ da yayınlanan yazılar ve yorumlardan yazarları sorumludur. www.sporvitrini.com sayfalarında yer alan ve ayrı bir sayfada açılan harici linklerin sorumluluğunu almaz.sporvitrini.com web sitesinde yer alan tüm sayısal veriler, istatistikler ve tahminler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Köşe yazılarında yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; ilgili konu hakkında sporvitrini.com'un genel görüşünü yansıtmaz. Web sayfalarımızda yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımızca garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan,eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporvitrini.com sorumlu tutulamaz.

Tasarım ve Programlama: Erdem FIRAT & Hicabi ERDEM