Avni ERBOY
Her
şerde bir hayır vardır!
Olayların
üst üste gelmesi, istenen veya istenmeyen yaşanmışlıkların ardından insan
kendini doğanın akışına bıraktığında, bazen kuş olup uçmayı hayal eder. Ama gel
gör ki; Cemal Süreyya’nın dediği gibi: “Uçmak
için kuş olmak gerekmiyor, küçük sevinçler olsun yeter.”
İnsanoğlu
küçük sevinçlerin peşinden koşarken, ne yazık zaman içinde kader ağlarını öyle
bir örüyor ki; nefes bile alamıyorsun.
İşte
o an da Can Yücel’in sözü beyninizde dolaşıyor: “Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.” Ne yaparsan
yap, neresinden bakarsan bak, kendiniz ve sevenlerinizin geleceğini tahmin
etmek imkânsız!
Gerçekten
hayat sizin istediğiniz gibi olmuyor.
Kader
bir gün; İlker Ergüllü’yü Karşıyaka Spor Kulübü’yle tanıştırıyor ve ardından da
iş dünyasındaki arkadaşlarından oluşan ekip onun başkan olmasını istiyor. Her
şey hazır, gel gör tüzük engelliyor...
Bir
devlet büyüğünün “Demokrasilerde çare
tükenmez” sözünü hatırlayın… Zaman içinde tüzük tadilatı gerçekleşince de
Ergüllü ‘Başkan’ sıfatıyla koltuğa oturuyor. Her şey güllük gülistanlık…
Futbol
maçlarını izleyenler peş peşe gelen zaferlerle “O gece bu sene” tekerlemesini ağızlarında pelesenk yaparken, basketbol
ve voleybol takımları zirvede ‘Üçte üç’ naraları attırırken… Hoppala!.. Kulüp
içindeki beklenmeyen olaylar nedeniyle ‘sorumlu olamayız’ gerekçesi ağır
basınca da istifalar deprem etkisi yaratıp, yönetim tespih taneleri gibi
darmadağın olunca Karşıyaka Spor Kulübü büyük bir kaosun içine giriyor…
Kulübü
aniden kucağında bulan divan çaresiz, ödemeleri yapma şansı ve imkânı yok…
Yazılı,
sözlü ve sosyal medyada Karşıyaka Spor Kulübü istenmeyen şekilde haberleşiyor…
İstifayla genel kurul kararı bile alamayan, olağanüstü genel kurulda aday
olmayan İlker Ergüllü’den başkası da kolları sıvamayınca kaos sürüyor…
Bakara
Suresi, 216.ayet : “Sizin hayır
sandığınız şer, şer sandığınız şeyde hayır vardır. Allah (c.c.) bilir, siz
bilmezsiniz” sözü misali Karşıyaka Spor Kulübü’nde yediden yetmiş yediye
herkes bir anda ‘Kayyum’ sözüyle
uyanıyor!.. Aynı anda da, camianın ileri gelenlerinden, taraftarına kadar
herkesin harekete geçmesine neden oluyor…
Kayyum öncesi son çıkış olan 2. Olağanüstü
genel kurul öncesi Mehmet Karal arkadaşlarıyla liste yaparak adaylığını
açıklıyor ancak divan 10 ismi “Üye
değil” gerekçesiyle geri çevirince Karal da adaylıktan vaz geçiyor…
Yine
döndük mü başa? Divanın açıklamasına Mehmet Karal da cevap veriyor. Konu
kapanmış mıdır, yoksa filmin devamı var mı? Bunu gelecek günler gösterecek! Öte
yandan “Yine adaysız bir genel kurul mu
yapılacak”, “Kulübe kayyum mu
atacak” derken de İlker Ergüllü dakikalar kala “Adayım” diyerek ortaya çıkıyor!.. Veya ikna ediliyor!
Bu
ne perhiz ne lahana turşusu…
Maden
aday olacaktın, neden bıraktın? Maden aday olacaktın, ilk olağanüstü genel
kurulda neden çıkmadın? Maden aday olacaktın, son anı niçin bekledin?
Sorular…
Sorular!..
İlker
Ergüllü’yü tanımıyorum. Hiç de karşılaşmadık, telefonda bile konuşmadık.
Eleştirdiğim taraf; yazdığım nedenler? Ama yiğidi öldür, hakkını yeme derler!..
O olmasaydı şu anda Karşıyaka Spor Kulübü ne durumda olurdu onu da bilmiyor
değilim. Bu tarafını da yürekten takdir ediyor ve cesareti nedeniyle
kutluyorum. O kadar içeriden yediği darbeye “Sen de mi Brütüs?” demesine rağmen yine de yıkılmayıp, yüreğindeki
sevgiyi söküp atamadığı, kulübe ve parasına sahip çıktığı için söylenecek tek
bir söz olabilir.
Helal
olsun. Cebimden kulübe bir bardak su almayanlar, üstelik yıllardır damacanayla
su içenleri gördükten sonra aklımıza Selçuk Yaşar, Gazcı Erol (Özışıkcılar),
Pertev Molay, Bedii Tuaç geliyor… O nedenle de İlker Ergüllü’ye hiç kimsenin
kızmaya hakkı yok! “Başkan oldu, kulübe
sahip çıktı” demek belki sizin için çok kolay da; geçmişi unutmak bizim
için o kadar zor…
Hayat
bir maraton… Sonuca bakmak gereklidir. 42 kilometreyi önde götürüp son
metrelerde geçiliyorsan zafere ulaşamıyorsun demektir…
O
zaman da, daha alacağın çok ders vardır…
ABD’nin
32. Başkanı Franklin Delano Roosevelt güzel bir sözüdür “İzniniz olmadıkça kimse size zarar veremez.” Sen her ne kadar, “Kralı gelse bana zarar veremez” dersin
ama şeytan kapına prensesle dayanırsa o zaman ne yapacaksın? Demek ki sana
zarar verenlerden çok, vereceklere de dikkat etmelisin!
Verenler
mazi olmuştur, geri dönüşü olamaz ancak ileriye bakacak olursan tedbirini
alabilirsin…
Yıllardır
Karşıyaka Spor Kulübü’nde yüreğiyle oynayanlara rastlamak mümkün oldu. Ölümüne
sevenleri de gördük. “Ölürüm”
derken, öldürenlere çok şahit olduk. İnanın bunları hepsi gelip geçer.
Derler
ya; “Hepsi palavra” diye… Biz
biliriz ki; Ramazan da yalan söyleyenin
yüzü, bayramda kara olur.
Biz
geçtik bunların hepsini. Artık bu kentte “Leb
demeden leblebiyi anlıyoruz.”
Karşıyaka
Spor Kulübü’nde tek gerçek nedir biliyor musunuz? Taraftar… Okan Kırmacı, Taner
Ütüklerli, Altar Toker ‘Karşıyaka Spor
Tarihi’nde yerini ‘Ölümsüz Kaf Sin Kaf”lılar
olarak kesinlikle alacaktır. Onların gözle göremediğiniz, elle tutamadığınız,
dillendiremeyeceğiniz sevgileri bugün Karşıyaka’nın temel direği olarak
camianın yıkılmamasını sağlamaktadır. Tek kelime ile taraftardırlar ama KSK’nin
de temeli olup, dimdik ayakta kalmasını tek nedenidir…
Ne depremler, seller, fırtınalar görmüşler, sallanmışlar ama yıkılmamışlardır. Merak etmeyin; kimse de yıkamaz…
Yorumlar (0)
Yorum Gönderebilirsiniz