Sabahattin SABRİOĞLU
Efendim, bu yazıda diğerlerinde olduğu gibi masa tenisini konu alan bir yazı yazmamaya karar verdim. Bu kez, milyonları peşinden sürükleyen futbola, geride bıraktığımız futbol sezonuna dair yaptığım bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istedim.
2025-2026
Süper Lig sezonu, 77 puan toplayan Galatasaray’ın şampiyonluğuyla tamamlandı.
34 haftalık bu upuzun maratonun ardından yeşil sahalar derin bir nefes alırken
geride kalan istatistikler, sevinç çığlıkları ve hüzün dolu gözyaşları Türk
futbolunun tarih sayfalarına çoktan kazındı bile.
Gelin,
futbolun tüm renklerini barındıran bu büyüleyici yılı rakamların diliyle ve
takımların hikayeleriyle masaya yatıralım dilerseniz.
Zirvenin dört
rengi...
Bu
sezonun hikayesine baktığımızda, Galatasaray’ın ligin hemen başlarında ele
geçirdiği liderlik koltuğunu bir daha hiç bırakmayarak ve de bitime bir hafta
kala şampiyonluğunu ilan ederek üst üste dördüncü, toplamda ise 26. zaferine
ulaştığını söyleyebiliriz.
Karşımızda
sadece kazanan değil, oyun gücüyle rakiplerine üstünlüğünü kabul ettiren güçlü
bir takım vardı.
Diğer
tarafta Fenerbahçe, son ana kadar nefesini liderin ensesinde hissettirse de,
topladığı 74 puanla yine ikincilik kürsüsünde kaldı ve şampiyonluk hasretini ne
yazık ki 12 yıla çıkardı.
Yarışta
üçüncülük koltuğundaki Trabzonspor ise, inişli çıkışlı performans grafiğine
rağmen oyun disiplininden kopmayarak sezonu 69 puanla üçüncü bitirmeyi başardı
ve Avrupa biletini cebine koydu.
Sezonu
dördüncü sırada tamamlayan Beşiktaş ise, zirve yarışından erken kopsa da geçiş
dönemini en az hasarla atlatmaya çalıştı ancak 60 puanla Avrupa Konferans Ligi
vizesi aldı ve umutlarını gelecek yıla bıraktı.
Rakamların
fısıldadığı gerçekler
Gelelim
bu futbol şöleninin matematiksel ve istatistiksel ‘Z’ raporuna. Sahada oynanan
306 karşılaşmada fileler toplamda 811 gol havalanırken, maç başına düşen 2.65
gol ortalaması futbolseverlerin seyir zevkini fazlasıyla besledi.
Ev
sahibi takımlar kendi evlerinde taraftar desteğini arkasına alarak 129
galibiyet (yüzde 42) elde ederken, deplasman takımları ise taktiksel
başarılarıyla 89 kez (yüzde 29) sahadan üç puanla ayrılmayı bildi. Ligin
düğümünü çözen en kritik virajlardan biri ise tam 88 maçın beraberlikle (yüzde
29) sonuçlanması oldu. Bu denge puan tablosundaki kırılmaları doğrudan
belirledi.
Hüzünler ve yeni
umutlar
Bu
sezonun rakamlarla da ifade etmeye çalıştığımız güzel hikayesinin bir de
insanın içini acıtan hüzünlü yüzü var. Bu zorlu maratonun sonunda Süper Lig’e
veda bayrağını sallayan takımlar Antalyaspor, Fatih Karagümrük ve Kayserispor
oldu.
Ancak
futbolun doğasında düşmek te çıkmak ta var. Yani hüzün kadar, küllerinden
yeniden doğmak da var. Örneğin; Trendyol 1. Lig’de alkışlanacak bir istikrar
yakalayarak şampiyonluk kupasını kaldıran ve ait olduğu yere, yani Süper Lig’e
geri dönen Erzurumspor FK’yı yürekten kutluyoruz. Aynı büyük mutluluğu ligi
ikinci sırada tamamlayarak yaşayan ve tarihi bir başarı hikayesine imza atarak
Süper Lig’e merhaba diyen Amed Sportif Faaliyetler’i de bu tarihi performansı
nedeniyle alkışlıyoruz.
Yeni
sezonda bambaşka hikayeler, yeni rekabetler ve yepyeni heyecanların bizleri
beklemesini umuyor, bir sonraki yazıda yeniden buluşmayı diliyorum efendim.
Yorumlar (0)
Yorum Gönderebilirsiniz